Derin sezgisel benliği, ona kulak vererek ve öğütlerine uygun davranarak besleriz. O kendi başına bir şahsiyet tir; içerideki kadının psişik topraklarında oturan sihirbaz kuklası büyüklüğünde bir varlıktır. Bu bakımdan, vücuttaki kaslara benzer. Eğer bir kas kullanılmaz, sonunda zayıflar. Sezgi de tam anlamıyla böyledir: Besin olmazsa, uğraş olmazsa pörsür.
Bize, insanlarla geçinmek için keskin içgörülerimizi bir yana koymamız öğretilmiş olabilir. Ancak, baskıcı şartlar altında sadece nazik olmanın ödülü, çok daha fazla kötü muameleye maruz kalmaktan başka bir şey değildir. Bir kadın, kendisi olduğu zaman başkalarının kendisinden uzaklaştıracağını hissedebilir, ama ruhu meydana çıkarmak ve değişiklik yaratmak için gereken, tam da bu psişik gerilimdir.
Sezgilerinizi, içsel sesinizi dinleme alıştırması yapın; sorular sorun;merak edin;gördüklerinize bakın;duyduklarınıza kulak verin; sonra da doğru bildiğiniz şeye göre davranın. Bu içgülüsel güçler ruhunuza doğuştan kazınmıştır. Yılların külü ve artığıyla örtülmüş olsalar bile, bu, dünyanın sonu değildir. Çünkü yıkanıp temizlenmeleri mümkündür. Bir parça temizlik, fazlalıkları atma ve pratik yapmakla algılayıcı güçlerinize tekrar asıl hallerini kazandırabilirsiniz.