“Akıl vermek dediğin, hele ki geçmişe dönük değiştirilemeyecek şeylere dair akıl vermek; insanların kendi geçmişini aklamasından başka bir şey değil.”

Uzuun zaman sonra ağlayarak kapattım bir kitabın son sayfasını. Ben nasıl Meltem oldum da annesiz büyümüş hissettim okurken, nasıl Selime teyze oldum da yetmişimde kimsenin kalbine evine sığamadım!
Bütün bu duyguları öyle güzel işlemiş ki yazar… Sıkılmadan, merak ede ede bir günde bitirdim kitabı. Çok güzeldi, çok dokundu. Yine bir sürü mümkün yerleşti içimize.
“Herkes derdiyle dersini alıyor. Ders alınacak, sınav geçilecek. Teneffüs ancak o zaman.”