Diktatörler kuşatma duygusunu en çok yaşayan kişilerdir insanları ezmekten hiçbir rahatsızlık duymazlar. Çünkü her hareketi haksız saldırı olarak nitelendirirler. Bu tip kişiler ellerine güç geçtiği zaman karşı tarafı sorgulamaya çalışırlar. İnsanları şüpheli kategorisinde tutmaktan zevk alırlar. Bir ülke yönetimi düşünün ki yasalara uyan askerliğini yapan vergisini veren hiçbir kuralı bozmayan bir insanı şüpheli sınıfına soksun de onu kimi haklardan mahrum etsin. Bunuözellikle korkak ve diktatör yöneticiler yapar. Her şey benim kontrolümde olsun düşüncesinin hakim olduğu pritten ahlakı benimseyen insanlar karşıdakinin ruhunu bile kontrol etmek isterler. Bu ahlak anlayışının en yaygın biçimine Orta çağ kiliselerinde rastlanmıştır. İnsanları onların iyiliği için acı çektirilmiştir. Neticede bu ahlak anlayışı demokrasinin doğmasına vesile olmuştur. Çünkü her ne için olursa olsun baskı özgürlük ve adalet duygularını ters düşer ve hürriyet meraklılarını yeni arayışlara iter.