Tuğrul Bey'e Melikü-l maşrık vel-mağrib (doğunun ve batının hükümdarı), Kasimü Emirü'l-Müminin (Halifenin ortağı) ve Rükneddin (dinin direği) gibi lakapla verilmişti. Yapılan tören ve verilen lakaplar şu anlamı taşıyordu. Artık İslam dünyasının siyasi anlamdaki liderliği Tuğrul Bey'e bırakılmıştı. Halife ise sadece İslam dünyasının manevi anlamda lideri olacaktı.
Artık iyice güçlenen Tuğrul Bey için Bağdad hakimiyeti, Sünni-İslam dünyasının siyası lideri olabilme noktasında büyük bir adım olacaktı. O da teklifi kabul ederek içinde sekiz filin de bulunduğu ordusuyla Bağdad'a yöneldi.
Bununla birlikte Tuğrul Bey, hacca gitmek. hac yolunun güvenliğini sağlamak ve Fatımi faaliyetlerini Suriye ve Mısır'dan uzaklaştırmak gibi daha geniş çaplı hedeflerle sefere çıktığını duyurmuştur.