40 seneden geriye kalan nedir? Ya da yüzlerce çocuğun, yüzlerce hayatın içinde geçen bir hayattan geriye kalan nedir? Çocukluğunuza dair, ilk öğretmeninize dair ne hatırlıyorsunuz bu hayatta? Bir öğretmen kaç hayata dokunabilir?
Yazarımızın ilk eserini büyük bir zevkle okudum. Kitap içerisindeki hikâyeden hiçbir inceleme de spoiler vermediğim gibi bu sefer de vermeyeceğim. Sadece 268 sayfadan hissettiğim hisleri, duyguları tercüme edeceğim tüm kalemimin gücüyle… Mesleğe atılan bir öğretmenin tüm heyecan ve endişelerini, hayata dair tecrübe ediniş evresini iliklerime kadar hissettiğim bir kitap oldu. Öğrencilik yıllarında soğuk sokaklardan geçip sıcacık evine geldiğinde değil, tüm mesuliyeti kendisine ait buz gibi evinde, yakmayı bilemediği sobaya uzun uzun bakarken öğreniyor insan hayata dair bir şeyleri. Bir zamanlar sana gösterilmeden ya da sezdirilmeden yerine gelen ne varsa bir zaman sonra onlar da senin gözüne bakar oluyor… Her öğrencin artık senin bir parçandır, hayatı hayatındır. Üzüntüsü üzüntün… Okulun yağlı boya kokan koridorlarında nöbet gezerken koşturan çocukların düşer telaşıdır öğretmenlik… Betimlemeler, yazım dili ve bölümler arası geçişi beğendiğimi belirtmem gerekli. Yazarın ilk basılı eseri olmasına karşın dili gayet sade, okuru boğmaktan ziyade kendine bağlar türde. Yeni çıkaracağı kitaplarda bu dilin daha da evrileceğini ve gelişeceğinden eminim.
Teşekkürler sevgili meslektaşım, Elif BAHAR...