Ragıp Sefa Sarı

Ragıp Sefa Sarı
• φιλοσοφία, philosophy, Felsefe Kur’an, 41/33
"Tek bir İlãh'ın hakimiyet kurduğu ve kulların kullara kul olmaktan kurtulup tek bir Allah'a kul oldukları yegâne toplum, İslam toplumudur. İşte bu nedenle İslam toplumunun fertleri gerçek ve kamil manada kurtuluşa; insanî medeniyetin temel dayanağı olan kurtuluşa kavuşmuş olurlar. Allah'ın insana takdir etmiş olduğu gibi insan şeref ve haysiyetinin en açık tarzda ortaya çıktığı toplum da yine İslam toplumudur. Çünkü Allah insanı yeryüzünde kendi halifesi olarak ilan etmiş ve yüce katında insanı onurlandırdığını bildirmiştir." İslam Toplumuna Doğru/Seyyid Kutub
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bazen bilimsel keşiflerden bir kısmı özellikle ilgimizi çekiyor. Yeni bulunan galaksiler, Büyük Patlama gibi kuramlar, yeni keşfedilen garip canlılar, karadelikler, canlılar dünyasındaki harikalar, bedenimizdeki akıl durduran mekanizmalar... Özellikle böyle bilimsel bulgular ile Kur'an ayetleri arasında bir ilişki bulmayı çok seviyo-ruz. Fakat tüm bu bilgilerin işaretleri Kur'an'da mevcutken bunların neden Müslüman bilginler tarafından keşfedilememiş olduğu pek sık gelmiyor aklımıza. Daha da ilginci, çoğunluğu "inançsız" olarak bilinen bilim adamlarının çalışmaları sonucu Kur'an'daki birçok bilgiyi doğrulayabiliyor olmamız (yahut çoğunlukla, öyleymiş gibi zannetmemiz), bizde görünür pek bir rahatsızlık oluşturmuyor gibi.” Sinan Canan | Unutulacak Şeyler, s.52, -Tuti Kitap
Sayfa 52 - Tuti Kitap
Her yerde, aymı kelimelere yükledığimiz farklı anlamlarla ve zihnimizde gerçek anlamda karşılığı bulunmayan kelimelerle konuşma alışkanlığımız, fikri verimliliğimize çelme üstüne çelme takmaya devam ediyor... Sinan Canan / Unutulacak Şeyler, s.32 Tuti Kitap
Yeryüzünde "öleceğini bilen" tek canlı olarak ölümü unuturum; hayatın muhteşemliğini bildiğimi zannederken kendimi "can sıkıntısı" içinde bulabilirim; içimdeki dürtülerin bir "ilkel primattan" geldiğini bilir ama sıklıkla onların sesinin zihnimi kaplamasına izin verebilirim; sekiz küsur milyar insan içinde tek ve benzersiz olduğumu bilir ama yine de kendimi bazen "sıra dışılık" peşinde koşarken bulabilirim; bu dünyada hiçbir şeyin "benim" olamayacağını bilmeme rağmen bazen kendimi mal, makam veya keyif arayışında enseleyebilirim; olumlu-olumsuz tüm duygularımın bana "gelişim" için verildiğini bilir ama ara sıra kendimi onların oyuncağı olmuş bir halde bulabilirim; ilâhiri... Sinan Canan | Unutulacak Şeyler, s.14 -Tuti Kitap
Sayfa 14 - Tuti Kitap
Kur'an'da din, insanların inançları, alışkanlıkları, hayat tarzı manasindadir. ed-Din (الدين), Allah'in insana hitap edebildigi, İnsanın kullanarak aşkınlığı keşfedebildiği, aklın birey ve topluma bakan taraflarının tümüdür. Din ile "ed-Din, anlam ve işlev açısından zıtlaşabilir. İbadet, bu dinin parçası olabildiği gibi, dinlere ve dolayısıyla insanlara da hizmet edebilir. Dinler, çoğunlukla aklı susturmak için iktidarlarca üretilen "ed-din = akıl'la zıtlaşan kanaat ve eylemlerdir. İslam, önce her şeyle bağı koparıp yalnız vicdanın sesini dinlemeyi, sonra akıl etmeyi, hakikati bulmayı, ona uymayı ve duruma göre isyanı emrederken, dinler ve dinî tutumlar ise itaati, suskunluğu, boyun eğmeyi, duygusal pasifliği ve iradi kısıtlamayı öğütler. Ahmet Bayraktar | İlmi hal, s.27 Fecr Yayınları