"Yaşamsal çırpınmaların insanın tüm bedenine hâkim olduğu, geçmişe aydınlattığı, şu andaki parlak anın zaferinin, eğlencesinin duyulduğu ve geleceğin bilinmeyen düşlerinin görüldüğü zamanlarda, karşı konulmaz, amansız geçti mutluluklar bir an için görülüp kayboluyordu; tıpkı açıklanamaz umudun insan ruhu üzerine hayat verici bir çiy tanesi gibi düştüğü zamanlarda olduğu gibi, tıpkı mutluluktan avazı çıktığı kadar bağırmak istediği zamanlarda olduğu gibi, tıpkı bu zayıf etinin bu düşüncelerin ağırlığın altında ezildiğini yaşamla bağlantısını sağlayan iplerin koptuğunu hissettiği ve tüm yaşamın yenilenmesini, dirilmesini kutladığı zaman olduğu gibi."
(Dostoyeski, Ev Sahibesi, S,23, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları )
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilim, kullanmasını bilenler için bir kazanç kapısıdır: Ordınov'un bilim tutkusu ise kendisine doğruluğu bir silahtı.
Dostoyeski, Ev Sahibesi, S,5 -Türkiye İş Bankası Yayınları
"Musevi Siyonizm eleştirisi, köklü teolojik kanaatleri yansıtır. Siyonizm, mesihçi kurtuluşu can evinden vurmaktadır. Söz konusu olan yalnızca Yahudi yaşam biçiminin devamı ya da reddi değil, Yahudi tarihinin bütün teolojik yorumu diğer bir deyişle Yahudi olmanın ne demek olduğudur."
Y. M. Rabkin, Yahudilerin Siyonizm Karşıtlığı, S,42, İletişim Yayınları
Ercüment, elindeki ışığı (Kur'an'ın ilkelerini şiar kılarak) kaldırabildiği kadar yukarıya kaldırmaya uğraştı hayatı boyunca herkes aydınlansın herkesi önünü görebilirsin diye .
Mukaddes Özkan| Hatıralarım, S, 7 Anlam Y.
"1945 ortalarına kadar süren Avrupa'yı etkisi altına alan bu savaş(ikinci dünya savaşı)
Dünyayı maddi manevi etkilemişti Türkiye savaşa fiilen katılmamıştı ama zaten bozuk olan ekonomisi adamakıllı etkilenmişti. ekmek yerine asker ailelerine ara sıra dağıtılan peksimetler görüntü olarak bisküviye benziyordu. fakat kare şeklindeki bu tatsız tuzsuz şeyleri yemekte zorlanıyordu o kadar kuruydular ki inanın birinin başına atsanız bu kişinin kafasını kanatırdı."
Mukaddes ÖZKAN ||Hatıralarım, S,13 , Anlam Yayınları