Ragıp Sefa Sarı

Ragıp Sefa Sarı
• φιλοσοφία, philosophy, Felsefe Kur’an, 41/33
Entelektüeller aşağı indiğinde aptallar yukarı çıkar. Tarihte aptallıkların ulusal sorunları çözmeyi başardığı hiçbir örnek bulamazsınız. Aptal kavramı da entelektüel kavramı gibi göreceli bir kavram. Göreve göre değişir. Bir bakan aile reisi olarak aptal olmayabilir ama bakanlığının başında aptallık sergileyebilir. Entelektüeller gibi aptallar da etkili bir grup oluşturabilir. Seyyid Hüseyin Alatas, Entelektüeller ve Aptallar -Babil Kitap (s.23)
Sayfa 23 - Babil Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu noktada şunu ifade edelim ki; bu dinin kitabı Kur'an'ı iyi anlamak için cahiliye dönemini ve o dönemin dilini bilmek gerekir.(1) Çünkü vahyin indiği zemindeki birçok kelime, ifade, kültür hukuk ve gelenek, iyi veya kötü yönleriyle Kur'an'a yansımıştır. Başka bir ifadeyle; Kur'an'ın muhatabı müşriklerin o asırdaki inanç ibadet ve kültürleri bilinmez ise kitabı ve tevhidi doğru anlama imkanı olamaz. Ayrıca Kur'an'ın ilk muhattap çevresi bilindiğinde siyeri de doğru anlamak mümkün olur. Çünkü siyer bu cahiliye zeminini üzerinde oluşmuş ve yaşanmıştır. (1) Harun Öğmüş, Cahiliye Döneminde Araplar, İstanbul 2013, s.11. •Mehmet Azimli Cahiliye Döneminde Dinî Hayat, Fecr Yayınları (S,18)
Sayfa 18 - Fecr Yayınları
Tanrı'nın sözünün hayatta anlam bulma, refarans olma hakimiyetini belli başlı idelojik tavırlara bıraktığı için din belli parçalarıyla folklorik olarak, ritüel olarak hayat bulurken. Bütünsel bir refarans olarak hayatta yer bulması mümkün olamıyor.
"Özgürlük, akılsız ruha göre değildir." (Dostoyeski, Ev Sahibesi, S80, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları )
Sayfa 80 - Türkiye İş Bankası Yayınları
"Yaşamsal çırpınmaların insanın tüm bedenine hâkim olduğu, geçmişe aydınlattığı, şu andaki parlak anın zaferinin, eğlencesinin duyulduğu ve geleceğin bilinmeyen düşlerinin görüldüğü zamanlarda, karşı konulmaz, amansız geçti mutluluklar bir an için görülüp kayboluyordu; tıpkı açıklanamaz umudun insan ruhu üzerine hayat verici bir çiy tanesi gibi düştüğü zamanlarda olduğu gibi, tıpkı mutluluktan avazı çıktığı kadar bağırmak istediği zamanlarda olduğu gibi, tıpkı bu zayıf etinin bu düşüncelerin ağırlığın altında ezildiğini yaşamla bağlantısını sağlayan iplerin koptuğunu hissettiği ve tüm yaşamın yenilenmesini, dirilmesini kutladığı zaman olduğu gibi." (Dostoyeski, Ev Sahibesi, S,23, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları )
Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Yayınları