Her sabah uyandığında, şafağın ilk ışıklarında onu görüyor, sonra gözünün önüne yitip gitmiş günler geliyor ve kimi önemsiz olayları, en ince ayrıntılarına dek anımsıyordu; üstelik hiç acı duymadan ve büyük bir dinginlik içinde.
Zaman izleri siliyor. Uykuyla uyanıklık arasında gördüğün rüyalara benziyor geçmişte yaşadıkların bir süre sonra. Öfke diniyor. Bir vakit kalbini ateşiyle kavuran her şey, cılız bir mum alevine dönüşüyor. Ha söndü, ha sönecek.