Seher Türkmen

Puan vermedi·368 syf.··
2022 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2022 17:46
Pek çok çevrede varoluşçuluk akımının öncüsü olarak kabul edilen bu kitapta bahsi geçen hasta adamımız sadece düşünür, sanırlar çeker ve her zaman varoluşunun en üst noktasındadır. Kendi kendinin şehidi olan hasta adam her sayfada kendini çarmıha geriyor ve bir o kadar da karşıtlık insanıdır. Kendi idealini, tanrı'sını kendi antitezi ile oluşturuyor kendini alçaltıyor, yaşayan insanın negatifi haline getiriyor hemen bir sonraki sayfada kendini üstün görmeye karşısındaki insanı tahrik etmeye, abartmaya, meydan okumaya başlıyor ardından aşağılandığı için aşağılık olmak istiyor ve acı onun tek özlemi haline geliyor. Öyle ki kendine yardım etmek isteyen Lisa bile artık onun en büyük düşmanı haline geliyor. Hasta adamımızın varoluş kanıtı budur: Acı çekmek. "insan bu dünyada sadece acı sayesinde gerçekten sever" ve o da bunu ister her şeyden çok bunu "acı çekiyorum öyleyse varım" ve bu varım hasta adamımızın en büyük zaferidir. Bilinç dışı olan, bilinçaltında olan onda fazlasıyla belirgindir. Kendi varoluşsal yetisiyle donatılmıştır. Hasta adamımız yürüyen ve yürütülen duygulardır. Bazen bedeninde neredeyse kanının aktığını unuttuğum bu adam kendimize açamadıklarımızı saymalarıyla ortaya döküyor ve bunu şu şeklide ifade ediyor "Ben kendi hayatımda sizin cesaret edemeyip yarıda bıraktığınız şeyleri sonuna kadar götürdüm, o kadar. Üstelik siz korkaklığınıza" ölçülü davranmak" diyorsunuz ve böylece kendi kendinizi aldatıyor ve avutuyorsunuz. Buna göre ben sizden daha canlıyım"diyor. Demem o ki kitabı okurken not tuta tuta ilerleyin ve tek bir okuma ile yetinmeyin belki o zaman hasta adamımız ile saf empatinin doruklarına ulaşabilirsiniz. İy okumalar
Yer Altından NotlarFyodor Dostoyevski · Martı Minyatür · 2020159,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·
Oscar Wild asla cesaret edemediğim bir düşünce yapısına sahip olduğundan yazımlarını hep sevmişimdir. O benim için bir Dostoyevski bir Yukio Mişima'dır. Hedonist yaşam tarzı, estetiğe ve zevke düşkünlüğü ile en zeki ve entelektüel sanatçılardan biridir. Ama ne yazık ki İngiltere ona Dickens'a davrandığı gibi davranmadı çünkü İngiltere her zaman insan doğasını kabul etme konusunda isteksiz olmuştur(Türkiye de böyle değil mi?) . Belki o da Dickens gibi etliye sütlüye dokunmadan yaşasaydı hayatı bu kadar trajik olmayacaktı. Ama o içindeki burjuvalıktan nefret ediyor ve içindeki İngilizliği yok etmek istiyordu. Yazmış olduğu bu kitap mahkemede eşcinselliğine delil olarak kullanılıp kendisine (sırf eşcinsel olduğu için) "ağır ahlaksızlık" suçundan 2 yıl hapis cezası verildiğinden asla elime almak istemediğim bir kitaptı. Ama kitap hakkında "Basil Hallword ben olduğumu sandığım kişidir, ;Lord Henry dünyanın ben olduğumu sandığı kişidir; Dorian Gray ise ben olmak istediğim kişidir, belki başka çağda..." dediği için içgüdüsel olarak alıp okumak zorunda kaldım. Ahlaksızlığı yücelttiği düşünülen kitap büyük bir tepki topluyor ve Oscar muazzam bir ihanete uğruyor. Kitapta" insanların ahlaksız diye nitelediği kitaplar insanları kendi ahlaksızlıklarıyla yüzleştiren kitaplardır. Hepsi bu.. " cümlesi her şeyi açıkça anlatmıştır. Zaten toplum korkusu, ahlakın temeli değil midir? Geçen yılların ve işlediği günahların izleri yüzüne değil bir tabloya yansıyan bir roman karakteri olan Dorian Gray, Lord Henryy ile tanışmadan önce saf, iyi niyetli, kendi portresi çizilmeden güzelliğinin bile farkına varmayan eşsiz bir güzelliğe sahip bir gençtir. Lord Henry, kitabın arka kısmındaki gizli şeytandır. Dorian Gray'i hayran bırakan zekası ile onu günaha sürükleyen karakterdir. Kitapta Lord
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,1bin okunma
Puan vermedi·454 syf.··
2021 10. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2021 11:56
Bir zamanlar Mısır da yasaklandığı için ilgimi çekmişti ama kitabın yarısına gelmeme rağmen yasaklanma nedenine bir cevap bulamamıştım. Rıfat'ın "EY CEBELAVİ, KUDRETLİ CEVELAVİ NEREDESİN" haykırışını okuduktan sonra aklıma Allah geldi bundan sonrası tamamen bir çorap söküğü gibiydi. Kitapta beş kişinin hayatını görüyoruz bir nevi beş peygamberin efsaneleri günümüze göndermeleri, hırs, iktidar üzerinden insanlığın evrensel ve ruhani öyküsü anlatılıyor. Cebelaviyle yaratıcı, Edhem ile Adem, Cebel ile hz. Musa, Rıfat ile hz. İsa, kasım ile de hz. Muhammed tasvir ediliyor Ve tüm hikaye Cebelavinin vakıf yöneticiliğini en büyük oğlu İdris'e değilde en küçük ve masum oğlu Edhem'e devretmesiyle başlıyor İdris Edhem'i hor görüp Cebelaviye karşı çıkıyor bu da onun cennet kadar güzel konaktan Cebelavi sokağına bir nevi dünyaya sürgün edilmesine neden oluyor. Burada İdrisle Şeytan Edhem ile de Adem tasvir ediliyor. Edhemin karısı Umaymaya uyarak babasına ihanet etmesi ile konaktan kovulup Cebelavi sokağına gönderilmesi havvanın Adem'e yasaklı elma olayına kadar her şey ilmek ilmek yazılmış. Edhemin doğan iki oğlundan kadri ve Hümam arasındaki tartışma, Kadrinin kardeşi Hümamı kıskançlık nedeni ile öldürmesi ile de Habil ve kabil olayı tasvir ediliyor. Ademin tekrar Allah'a dönmesi ile Cebelin hikayesi başlıyor. Cebel de hz. Musa gibi evlatlık edinilip kraliyet ailesinde yaşamaya başlıyor. Bir gün Musa bir efendinin kölesini dövdüğünü görünce yetkilerini kullanarak efendiyi öldürüyor bu da tamamen Cebel'in yoksul bir adamı Cebelavi sokağının çete liderinin elinden kurtarmak istemesi sırasında çete liderini öldürmesi ile aynı. Cebel konağı terkedip yılan terbiyecisi olmayı öğreniyor Hz. Musa'nın asasını yılan şekline sokması gibi o da yılanları eğitmeyi öğrenmişti. Cebelavinin
Cebelavi Sokağı'nın ÇocuklarıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20202,582 okunma
Puan vermedi·195 syf.··
2021 3. kitabı
Resim çizmeyi seven herkesin manga okumayı ve anime izlemeyi sevdiğine inanıyorum.Bu bir mimarın farklı mimari yapılar görüp fikir edinmek için farklı kültürel yapıları gezmesi, bir doktorun farklı tanılara sahip vakaları üstlenmek istemesi gibi... Okuduğum ilk mangaydı soldan okuma sağdan okuma derken mangayı çözebilmek için iki kez okumuştum. Hatta seri bittikten sonra o kadar çok sevmiştim ki animesini de izleyip anime izleme alışkanlığı edinmiştim. Yorumları okuyunca L in daha çok sevildiğini farkettim ama benim için Light yani Kira daha değerliydi çünkü düşüncelerine ve zekasına hayran kalmıştım. Çoğu kişi kirayı kendini beğenmiş biri olarak tanımlasa da adam zeki yani zekiysen övüneceksin alçak gönüllülüğe gerek yok!... Gerçekten Kiranın dediği gibi "dünya çürüyor" hele şu an içinde bulunduğumuz zaman bunun en büyük kanıtı. Kadın cinayetlerinde ve şiddetinde dünya da başı çeken ülkelerdeniz. Her haber bülteninde cinayet, magandacılık, hırsızlık hat safhada. Kira da dünyayı çürütenleri Death Note  ile kendi yöntemleriyle bitirmek istemişti. Ben de kendimi her haber izleyişimde gerçekten bir Death Note a sahip olsaydım ne yapardım acaba diye düşünürken buluyorum. Hepimizde yoğun bir adalet duygusu var ve çoğumuzun adalet duygusunu hafif cezai yaptırımlar tatmin etmiyor.  Yagami Light, zeki ve derslerinde gayet başarılı bir lise öğrencisidir. Light için bu dünyada en önemli şey barıştır . Haberlere yansıyan cinayetlerden ve insanların yozlaşmasından son derece bıkmıştır ve her şey Ryuk adlı bir ölüm meleğinin sırf eğlenmek için Death Note insan dünyasına düşürmesi ile başlıyor. Şansa defteri Light buluyor. Defteri saçma aşk mektuplarına benzetse de merakından defteri yanına alıp defterin gerçekliğini test ettikten sonra yozlaşmış dünyayı temizlemek için ardı
Death Note, Vol. 1: BoredomTsugumi Ooba · VIZ Media LLC · 20056,8bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2020 11. kitabı
Kitabın filmini 9. Sınıfta  rastgele izlemiş ve her yıl bu filmi izleme alışkanlığı edinmiştim bu yüzden kitabını bir oturuşta bitirebildim. Bunu söylüyorum çünkü yeni başlayacak olanlara bu kitabı sindirmek için 2 saatte okuyup bitirmek kesinlikle yeterli olamayacaktır. En az 3 - 4 gününüzü ayırmanız gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Filmi her izleyişimde yeni bir bakış açısı ve karakter ediniyorum(film üzerinden gidiyorum çünkü kitap filme o kadar iyi uyarlanmış ki ne eksik ne fazla) . Bugünün toplumunda normu uyguluyoruz ve neleri başarabileceğimizi görmek için sınırları test etmiyoruz. Bay Keating ise bu sınırları aşmış ve olmayı hayal edeceği noktaya gelmeyi başarmış, gelenekselleşmiş kalıpların dışına çıkmayı öğrenebilmiş biri. Yani hepimizin olmayı hayal edeceğimiz biri. Ama gerçek yaşantımız Neil ve Tedd gibidir. Ailelerimizin kendi hayallerini bizim üzerimizden tatmin etmeye çalışması sürekli çabalarını yüzümüze vurmasıdır. Var olan kuralları yaşam tarzlarımıza uydurmak zorunda kalıyoruz. Tek renk bir üniforma ve her gün monoton olaylarla yaşıyoruz her anın değerini bilmeden yaşamaya mahkum ediliyoruz. filmi izlerken belki sizde farkedersiniz okulun pencerelerinde demir parmaklıklar var  hapishanelerde olduğu gibi. Bay Keating  bu çocuklara yeni bir bakış açısı kazandırmaya başlamıştır; akıllarındaki farkındalık artık farklıdır. Bir zamanlar oradaydılar çünkü olmaları gerekiyordu, ama şimdi orada oldukları için oradaydılar. ------spoiler------ Kitapta bahsi geçen iki çocuk, Tedd ve Neil, gelenekselleşme ile kuşatılmış olsalar bile bir birey olunabileceğini keşfederler. Neil, Bay Keating'in öğretimiyle, babasının kendisi için planladığı yaşamı yaşamayacağını anlar. Ne yazık ki babasının oyunculuğa olan tutkusunu anlayamaması ve kendisini doktor olmaya
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Nokta Yayınları · 200633,1bin okunma