Herkesin hayatında en az bir kere oradan buradan duyduğuna emin olduğum ve pek çoğunun de okumuş olduğu o seriye ben de başladım. Öncelikle buradan Maxiene 'e teşekkür ediyorum -başarısızlıkla sonuçlanan dublaj denemelerinden sonra- beni bu seriye başlattığı için. ♡
(Not: Kendisi spoiler vermemek için zor duruyor biran önce okumazsak her şeyi öğreneceğim.)
Şimdi gelin,incelemeye geçelim. (İncelemede spoiler bulunmaktadır!!)
Aslında ana karakterin ne kadar sıkıntılı bir psikolojik ruh halinde olduğunu herkes anlamıştır. Öyle ki, eline geçen bu dehşet verici gücü yadırgamak yerine onu kullanmayı seçen Light, sanki hayatının anlamı buymuşçasına daha en başından önemsiyor bu defteri. Zaten bir kısımda görüyoruz, hikâyenin başında sırf canı sıkıldığı için bunu yaptığından bahsediyor. Bence Light, sahip olması gereken her şeye sahip olduğu ve hayatının anlamını farklı şekillde aramak istediği için böyle bir şeye başvuruyor. Düşünsenize, ülke birincisisiniz ve tek yaptığınız ders çalışıp sorumluluklarınızı yerine getirmek. Robot gibi bir şeylere ayak uydurmak, bir rutine bağlı kalmak. 17 yaşında,öğrenci olan Light aslında ondan istenen her şeyi yerine getirmiş ve daha üstüne çıkamazmış gibi duruyor. Kimi zaman bizler de isteklerimizin sonuna ulaşırız, ötesini göremeyiz kimi zaman da rutinlerimizden sıkılırız, Light'ta olanda buna benzer bir şey işte.
Ancak sorun tam da bu noktada başlıyor. Light bu işe kötüleri temizlemek için başladığını söylüyor ama yaptığı şey kendi egosunu tatmin etmek,kendini yüceltmek ve kendisini bir "tanrı" yerine koymak. Peki ya Light,L. ile girdiği savaşta kötüleri temizlemek yerine iyileri öldürseydi? O zaman ne olurdu sahi? Aslında değişen tek şey ölen kişilerin "ahlak" bakımından farklılıkları olurdu. Light'in içten içe istediği şey pekte
İlk defa bir çizgi roman okudum ve sanırım çizgi romanları çok sevdim.
Gerçekten 'Death Note' serisini bir an önce bitirmeyi çok istiyorum.
Bu ilk kitabı olan Death Note, Vol. 1: Boredom Death Note adında bir defteri bir Şinigami'nin dünyaya düşürmesi ve Light Yagami adında bir çocuğun eline geçişi ile başlıyor her şey. Death Note bir ölüm defteridir. İçerisine yazdığınız isimler tek tek ölür. Fazla sorumluluk gerektiren bir defter... Bakalım Light Yagami eline geçen bu defterin hakkını verebilecek miydi yoksa o da bu defterin bir kurbanı mı olacaktı? Bilinmez...
İnsanın içerisinde merak uyandırıyor ve bir an önce bitirmek istiyorsunuz. Çok sürükleyici
Light Yagami çok zeki bir çocuk. Benim, altından bu sefer kalkamayacak dediğim ne kadar çok olay varsa hepsinin altından zekice ve başarılı bir şekilde kalktı. Belki de Death Note çok iyi ellere düşmüştü, kim bilebilir.
Başlarda Light Yagami'yi çok hafife aldığımı fark ettim. İkinci kitabını bu ön yargılar ile okumayacağım.
Çizgi roman sevip sevemeyeceğime emin değildim ama bu seriden sonra sanırım daha birçok çizgi roman almam gerekecek.
Sevgili roman okurları, eğer hayatınızda hiç çizgi roman okumamış iseniz bu seriden başlamanızı tavsiye edebilirim. Akıcı, heyecanlı ve sürükleyici...
Hepinize sevgiler, bol kitaplı günler diliyorum.
Yepyeni dünyalarda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın...
İlk okuduğum manga ve ben baya beğendim. Zaten uzun zamandır hiçbir şey okuyamadığım için bu manga beni çok mutlu etti. Mangayı okurken azıcıkta olsa okuma alışkanlığımı geri kazandım. İlk başta nasıl okunacağı hakkımda kafam karıştı fakat en arka sayfada gösterdikleri içinde çok mutlu oldum. Manga alıp okumak istiyorsanız bu mangayı kesinlikle öneririm<3 KONUSU: Ölüm meleği(Ryuk), ölüm defterini insanların dünyasına atıyor ve bu defteri Light adında lise öğrencisi buluyor. Light ilk başta bu deftere inanmasa da sonradan test ettiğinde defterin gerçekten de işe yaradığına inanıyor. Ve olaylar böyle gelişiyor.
Çavdar tarlasında çocuklar kitabında "bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız o kitap bence gerçekten iyidir" diye bir yer vardı. İşte bu kitap tam da öyle diyebileceğiniz bir kitap. Başladığım ilk manga serisi ve çok beğendim. Olaylar o kadar akıcı ve zekice bir şekilde ilerliyor ki kendimi olayın içinde hissettim. Ve kitabın çizimleri de bir o kadar güzel.
Şimdi de kitabın konusuna geçelim.
Death note içine bir kişinin isminin yazıldığı takdirde insanları ödürebilen bir defterdir. Defteri kullanmanın Şinigami' nin (ölüm melekleri) bile bazılarını bilmediği bir sürü kuralı vardır. Death note' u başarılı bir lise öğrencisi olan Light Yagami bulur. Defterin işe yaradığını görünce ideallerindeki dünyayı yaratmak için defteri kullanarak suçluları öldürmeye başlar. Suçlular ölmeye başlayınca dünyadaki birçok gizemli olayı çözmeyi başarmış olan L bu olayı çözmesi için görevlendirilir. Daha çok ikisinin arasındaki mücadeleye tanık oluyoruz.
Erkek arkadaşımın ‘kesinlikle okumalısın’ tavsiyesiyle başladığım bir manga serisi oldu Death Note. Nöbetlerde elimden düşürmediğim, her sayfasını heyecanla çevirdiğim bir eser. Sürekli sonraki hamle ne olacak? diye merak ederek okudum ve gerçekten çok keyif aldım. Yolculukta veya çalışırken okumayı yarıda bırakmak zorunda kalsanız bile, sayfaları yeniden açtığınızda sizi kaldığınız yerden aynı heyecanla içine çekmeyi başaran bir seri.
Death Note benim ilk okuduğum manga ve ben ilk manga deneyimimi böyle güzel bir seri ile yaptığım için çok mutluyum. Ayrıca çizimleri çok sevdiim
-Death Note bir ölüm defteridir. İçine adı yazılan kişiler ölür. Tabii bu defterin bazı kuralları vardır. En önemli kuralı ise defterin sahibi, deftere adını yazdığı kişinin gerçek ismini ve yüzünü bilmesi gerektiğidir. Bunları bilmediği sürece hiçbir şekilde ölüm gerçekleşmez.
-Her şey bir ölüm meleği olan Ryuk’un bu defteri insanların dünyasına düşürmesi ve başarılı bir lise öğrencisi olan Light Yagami’nin defteri bulmasıyla başlıyor. Light kafasında kurduğu ideal dünyayı yaratabilmek için suçlu kişileri öldürmeye başlar. Ancak peş peşe suçlu kişilerin ölmesi yetkililerin dikkatini çeker ve bu karmaşık olayı çözebilmek için ‘’L’’ görevlendirilir. Olaylara L’nin de karışmasıyla her şey dahada sürükleyici bir hal alır. Böylelikle bu ikilinin arasındaki mücadeleyi büyük bir heyecanla okumuş oluyoruz.
-Kitap hakkında incelemelere baktığımda okuyucular iki taraftara bölünmüş durumda: Light taraftarları ve L taraftarları… Ben daha seriye başlamadan L hakkında spoiler yemiş olsamda L taraftarıyım
Hangi tarafı tuttuğunuzu ve ilk okuduğunuz mangayı yorumlara yazabilirsiniz.
Bu dünya çürümüş…
An itibari ile manga kültürüne ilk adım atıldı. Seriyi büyük ihtimalle tamamlayacağım. Bu türle ilgili büyük önyargılarım vardı ve bunu kırabilmek adına böylesi kült denilebilecek bir seri ile başlamak istedim. Benim gibi ilk kez manga okumak isteyen ve hangisinden başlamanın daha doğru olduğunu bilemeyenler için güzel bir giriş olabilir. :)
Harika bir manga. Manga/anime tarzı içeriklere ilgi duymayan birinin bile şans verip okuması gerek. Üzerine kafa patlatılarak zekice yazılmış bir kurgusu var, yalapşap değil. Okumaya başlar başlamaz sizi çekiyor.
Herkesin adını en az bir kez duymuş olduğu bu esere inceleme yazabilmek için bir kez okumak yetmedi, ikinci kez okumak zorunda kaldım. Hakkını verecek bir iş ortaya koymayı umarak eserin konusunu özetleyerek başlıyorum.
"Dünya batacağı kadar batmış, insanlar kokuşabilecekleri kadar kokuşmuşlardı. Kötülük yalnızca kötülük doğurur. Kötü ruhlu insanlar kötülüklerini sürdürdükçe zayıflar da onları taklit ederek doğrusunun o olduğunu söylemeye başlıyorlardı. Kötüleri, kokuşmuşları, ortadan kaldırmaktan başka yol yoktu." Kendi cümleleriyle Light Yagami'nin düşüncelerini okudunuz. Eminim ki birçok kişi böyle düşünüyordur lakin Light Yagami'nin birçok kişiden önemli bir farkı vardı: Ölüm Defteri.
Bu dünyada ölüm melekleri, insanların ne zaman nasıl öleceğini belirlemek için onların isimlerini ölüm defterlerine yazıyordur. Bir gün Ryuk adında bir ölüm meleğinin canı sıkılır ve neler olacağını görmek için defterini dünyaya fırlatır. Tesadüf veya kader, bu defteri Light Yagami bulur. Artık kötü ruhlu insanları temizleyebilecek ve kendi deyişiyle "Yeni Dünyanın Tanrısı" olabilecektir.
Bir anda dünya genelinde fazla sayıda suçlunun ölmesi herkesi alarma geçirir. Doğal olamayacak kadar sık gerçekleşen bu ölümler insan eliyle yapılıyor olmalıydı, bu insana Kira dediler ve onu yakalaması için L lakaplı bir dedektifi görevlendirdiler. L'in Kira'nın kim olduğunu ve cinayetleri nasıl işlediğini bulması gerekirken Kira'nın da L'i öldürebilmek için onun adını ve yüzünü öğrenmesi gerekmektedir. Böylece aralarında on boyutlu bir satranç başlar. Death Note, okuyucuya Kira ve L arasında gerçekleşecek destansı mücadelenin yanı sıra toplumsal değerleri sorgulama fırsatı da sunuyor.
**"Zirvede duranlar kötü kavramına karar verebilir. Burası dönüm noktası. Adalet galip
Sevmeyeni sorgulatacak türden bir seri gerçekten çok güzel beğendim. Bi başladınız mı akıp gidiyor zaten eğer polisiye arayanlar varsa (ve hala okumamış olan varsa) kesinlikle ve şiddetle öneriyorum.
Tsugumi Ohba, (大場 つぐみ Ōba Tsugumi) 2003'ten 2006'ya kadar illüstratör Takeshi Obata ile yaklaşık 30 milyon kopya satan "Death Note" manga serisini yazmasıyla tanınan bir Japon manga yazarının takma adıdır. İkilinin ikinci dizisi olan Bakuman (2008–2012) da başarılı olarak yaklaşık 15 milyon kopya sattı.
Ohba'nın gerçek kimliği sır gibi saklanmaktadır. Death Note baskılarının içerisindeki profilde, Ohba, dizinin ana karakterlerinden biri olan L'nin alışkanlığına benzer şekilde, çay fincanları toplayan ve dizlerini bir sandalyeye koyarak manga hikayeleri geliştiren biri olarak tanıtılır. Öte yandan, Tsugumi Ohba'nın, Hiroshi Gamo'nun takma adı olduğuna dair iddialar da vardır.