Bir kadına aşık oluyorsun ya da kadın sana aşık oluyor. Bunu harika bir şey olarak görüyorsun. Bunun hiçbir tarafı harika değil. Bu tamamen içgüdüsel bir çekim. Hormonların karşı hormonlarla çekim yaşaması. Sen doğanın elinde sadece birer oyuncaksın.
İnsanın bu dünyada koşulsuzca sevebileceği ve
güvenebileceği dostlara da ihtiyacı vardır. Arkasını güvenle
dönebileceği, uğruna her şeyini feda edebileceği bir dost…
Bazı insanlar hayat yolculuğumuzda misafir olurlar bize.
Hayatımıza belli dönemlerde girip çıkan bu insanların
hepsinin bir görevi vardır: Bize hayatı öğretmek…
Her birinden ayrı ayrı tecrübeler ediniriz. Kiminin hayatımızda kalma süresi uzun olur, kiminin ise çok kısa. Sebepsizdir
gidişleri. Kimi çıkar uğruna yanaşmıştır, kimi merak. Bazen
de en sıkıntılı anlarında tanışırsın birileriyle ve o en bunalımlı
zamanını atlatana dek hep yanında olurlar ve sonra da
sessizce çıkıp giderler hayatından. İşte ben bu gibi insanların,
görevlerini yapıp sonra da yollarına devam ettiklerini
düşünürüm hep.
Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen da hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz."