Her anlattığım hikâyenin bir yerine kendimi iliştirmem de bundan zaten. Unutulmamak için. Öyle ulu orta bir yerde durmayayım diye kitapların içinde,kenar köşe bir yerlerde saklanıyorum hep.
İnsan tek başına susamaz. Susmak, iki kişilik bir eylemdir... Zaman olur, biz Filozof ile birlikte koltuklarımıza kurulur, saatlerce değil belki ama dakikalarca karşılıklı susardık. Hiç konuşmaz, tek bir kelime etmezdik. Bazen ayni yöne, bazen de birbirimizin gözlerinin içine bakar ve bildiğimiz kelimelerin görünür kılmaya cesaret bile edemeyeceği kadar derin duyguları, bıkıp usanmadan anlatırdık... Bana göre, karşılıklı susabilen insanlar, karşılıklı konuşabilenlerden çok daha iyi anlayabilirler birbirlerini. "
Gönül Çalabın Tahtı
" Ben dostlarıma ve bana bir şeyler soran öğrencilerime diyorum ki: "insanın çizdiği kainata bakmayın. Nedir o? Sosyal medya ,görsel medya vs. Nereye bakalım? "Allah'ın çizdiği resme bakın." diyorum o resim sadece sizin için çizilmiştir."
"İnsan yalnızlığın soğuğunda hatıraların şöminesinde ısınıyor."
"Bu dünyadan kısmet ne kadarsa o kadar alırız. Almalıyız, var olmalıyız ama esas itibariyle biz manevi olanın çocuklarıyız. Eskiler" insanlar ikiye ayrılır, birisi ümmet-i davet öteki ümmeti icabet derlerdi. Biz icabet etmişiz ilahi emre ama davet devam ediyor. Davetçi olanlar biziz her Müslümanın çok dikkat etmesi lazım."
Gönül sohbet ister kahve bahane/ Prof. Dr. Necdet Tosun
Naz makamında bir âşık; Ebu'l -Hasan Harakâni Hazretleri
" Harakâni hazretleri bir defasında Cenab -ı Hakk'a dua edip naz makamında şöyle demiştir: " Ey Rabbim! Bana üç kimseyi gönderme. Birincisi Azrail'i gönderme. O gelip canımı almak istediğinde: 'Bu canı sen mi verdin ki sen almak istiyorsun? Kim verdiyse o alsın 'derim. İkinci ve üçüncü kişiler ise kabirde soru soran Münker ve Nekir melekleridir, bunları da bana gönderme. Beni böyle aracılarla muhatap etme. Ne soracaksan gel kendin sor!"