Seldali

Seldali
@Seldali
Ankara
117 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Karayel Hüznü
8/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
Buket Uzuner'in kısa öykülerinden oluşan bu eser, hem dinlendirici hem şaşırtıcı. Özellikle İkizlerde Biri adlı öyküsü sizi içine alıp sonrasında 'Nasıl ya' dedirtecek ve kafanızı karıştıracak bir hikaye. En sevdiğim bu oldu sanırım. Buket Uzuner hep öykü yazsın dedim kitabı bitirdikten sonra.. Okuyun ve okutun derim. Keyifli okumalar
Karayel HüznüBuket Uzuner · Everest Yayınları · 2009437 okunma
Reklam

Seldali

, bir kitap okudu
8/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
Buket Uzuner
7.6/10 · 437 okunma
Vanya Dayı
Puan vermedi·90 syf.··
Beğendi
·
2021 46. kitabı
Rusların şu hiçbir şey yapmama isteği.. Sıkılmaktan başka yol bulmamaları.. Okurken Oblomov kitabı geldi aklıma. Ama değişik bir yan vardı bu kitapta. O da şu ki; sistemin farkında olan, bir şeyler yapmak isteyen, çalışmanın tek çözüm olduğunu bilen bir Vanya Dayı.. Fakirliği, elenden gelenin fazlasını çalışarak yapanı, çiftlikteki bir ev hayatını, eve gelen tembel ruhlu insanların diğer insanların da nasıl ruh halini değiştirdiğini, körü körüne bağlanmayı, bu bağlanmanın aslını çözdüğünde ne hissedip düşündüğünü ve daha fazlasını kısacık kitapta okuyacaksınız. Bir de, güzelliğinin farkında olup herkese mavi boncuk dağıtan, karşısındaki insanların ruh halini düşünmeden hareket eden ve kendisine hiçbir yatırımda bulunmayı tercih etmeyen üvey anneden de bahsetmeden edemeyeceğim. Bir pazar günü elinize alıp tiyatro seyreder gibi okuyacağınız bir eser. Okumanızı tavsiye ederim.
Vanya DayıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201611,4bin okunma

Seldali

, bir kitap okudu
Puan vermedi·90 syf.··
Beğendi
·
2021 46. kitabı
Anton Çehov
7.5/10 · 11,4bin okunma
Çador
Puan vermedi·106 syf.··
Beğendi
·
2021 45. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2021 14:22
Kitabı bitirdikten sonra ağzımda toz tadı kaldı.. Murathan Mungan'ın popüler kitaplarınına kıyasla, reklamı iyi yapılmamış bir kitap olarak düşündüm. Çünkü Murathan seven arkadaşımla kitapçıya gittiğimde, raftan aldığı ilk kitaplardandı bu kitap. Lütfen okuyun. Kitaba gelecek olursam, birçok farklı parametre ile yazılmış diye düşünüyorum. Arayış, arayışın insana verdiği dinamik kalma iç güdüsü, her olumsuzlukla biten arayışta insana verdiği ruhsal hal, Doğu toplumunda kadın olmak, örtük kafa ve örtük beyin... Kitabı okurken kendimde o sokaklarda gezdim, tozu soludum, kadınları sokakta telaşlı telaşlı yürürken gördüm, cami avlusunda oturdum, üst üste kahvehanede kahve içtim. Murathan Mungan yine insanı okurken kitabın içerisine alarak, sizi akışa bırakıyor. Kitapta ki kadınların Çador adlı çarşafı giyip, gözlerinde sadece filenin olduğu, yaşadıkları ruh halini, baskıcı sistemin kadınlara nasıl baktığını, yanında erkek olmadan sokağa çıkamadığını, yürüse bile hızlı hızlı yürümek zorunda kaldığını.. Yıllarca kendini göstermek için süslenip, boya sürüp sokağa çıkan kadınlar artık siyah örtünün altında görünmeden hayattan geçip gidiyordu.. Bana Afganistan kadınlarını hatırlattı. İnsan suretini göstermek Allah'ı taklit gibi sayılacağından, artık insanların resimlerinin bile sokakta sergilenmediği bir toplum. Bir de şehitlik meselesi var kitapta. Bir düşünce sistemine girip, şehit oluyorsun. Ama ne uğruna.. İsmini sadece bir şehitler kütüğüne yazıyorlar, resmi asılmıyor, yattığı toprak parçasını bile bulamıyorsun. Ne uğruna.. İçimizde ölüler biriksin diye mi? Ana karakter Akhbar, hayatının arayışında mı yoksa hayatın ona getirdiklerinin peşinde mi bunu bulmaya çalışıyor. Giden bir geçmiş, ölen sevdiği insanlar, yıkılan bir şehir, savaştan kaçıp giden insanlar.. Ağır,
ÇadorMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20241,674 okunma