Centilmenliğin züppelik anlamına gelmediğini; intizamı, titizliği, zarafeti üretme ve/ya da korumaya dayalı hakiki bir gözüpeklik demek olduğunu iddia ederdi.
“Aşk, insanın şahsiyetini pekiştirir. Çünkü hayatın manası, aşk bohçasında gelen bir hediyedir. Mevcudiyetinin hakkını vermek, hiç değilse mazeretini bulmak isteyen insan yalnızca aşka müracaat edebilir...”