Birçok mutsuz kişiler için yarın hiçbir anlamı olmayan bir sözcüktür; o sıralarda ben de yarına hiçbir güveni olmayanlar arasındaydım; elime birkaç saat geçer geçmez, bir ömür boyu şehveti buna sığdırıyordum.
Her gencin az ya da çok uğradığı çeşitli baskıların altında ezilmiş benim gibi bir kimse için, en önemsiz şeyler de bile olsa, ilk defa olarak kendi başına buyruk davranabilmek ruhumu anlatılmaz bir ferahlık veriyordu.
Çocukların öç alması o gün başlar. Geçmiş günlerde uğradıkları hayal kırıklıklarından doğan, o günlerden sürükledikleri balçıklı döküntülerle şiştikçe şişen ilgisizlikleri artık mezara kadar uzar.
Hiçbir genç adam duymaya, sevmeye benim kadar hazırlanmamıştır. Hikâyemi iyice anlayabilmek için, hayatınızın o güzel çağına dönün. O çağda ağız yalanla kirlenmemiştir, bakış gözkapakları istekle çatışan utangaçlıkla ağırlaşmış olsa da serbesttir, ruh yeryüzünün düzenbazlığı karşısında eğilmemiştir, yüreğin korkaklığı şiddet bakımından ilk adımların cömertliğine eşittir.