Ne var ki, çocuktum; başkalarının küçük görüşünü küçük gördürecek ruh yüceliğinden uzaktım elbette. Sonra-sonra birçok toplumsal ayıpların bana pençelerini attıklarını içten içe duydum; bunların güçlülüklerini açgözlülüğüm bir kat daha artırıyordu.
Daha ilk dini törenimde, ahlâk dersi veren hayalleriyle genç ruhları kandıran dinî düşüncelere kapılarak, duanın esrarlı derinliklerine atmıştım kendimi.
İçine gireceğim bütün toplum çevrelerinin çemberi dolayısıyla çektiklerimin boyuna arttığını göreceksiniz. Beni ancak kendi içimde yaşamaya zorlayan yargıyı bozmak için ne kadar didinmişimdir! Binbir ruh atılışıyla hanidir tasarlanmış nice umut bir günde yok olmuştur.