Tek ilacın, yalanı öldüren, hatayı yok eden, kilisenin saçma (dogma) ları ile birlikte, cehennemini, cennetini, içtimai ölü mesleğini süpürüp atan, birbirleriyle dayanışan, hayata akıl ve cesaretle karşı koyan yurttaşların yaratıcısı, kurtarıcı öğretim olacağını kesin olarak anlamıştı. O, bu sonucu istemişti. Bu, onun tamam olan eseri idi. Halkın, ilk okul yolu ile kurtulması, yurttaşların, bir takım sürüler halinde İçinde çürüdüğü haksızlıktan sıyrılması, nihayet, gerçek ve adaleti yerine getirecek kudrette insanlar olmaları.
Vaktiyle, Simon'un meselesinde, Fransanın itiraz etmemesinin, baştan başa ayağa kalkmamasının, derin bir bilgisizlik içinde budalalaşmış olmasından, dini ahmaklıkla zehirlenmesinden, yalnız kazanç düşünen şantajı gazeteler tarafından çocukça batıl inançlara yönetilmesinden ileri geldiğini düşündüğü zaman, bugünü açıkça görmüştü.
Köylüdeki ham bilgisizlik, işçide daha az kalındı. Küçük memur bilgisizlikten biraz daha kurtulmuştu. Fakat, bunların üçüne de körü körüne bir bencillik, bir korku hakimdi. Sonra, başka bir kuşak gelmişti. Bu kuşak, henüz düşünme, ve harekete geçmek kudretinde değildi ama köklü bir öğretim sayesinde, biraz akıllanmış ve cesaret kazanmıştı. Sonra, çocukların çocukları, daha fazla emniyet peyda ederek ve mantıkları kuvvetlenerek, yalandan ve yanlıştan kurtulmuş bir halde okuldan çıkmışlar, beşeriyetin hürriyeti büyük işine koyulmak için artık yeteri kadar kuvvetli insanlar olmuşlardı. Bunların büyümekte olan çocukları, daha azimli ve kendilerini bilen işçiler olacaklarını gösteriyorlardı.
Her kim ki adildir, cesurdur... Biliyorum, bayım siz her zaman adillerle beraberdiniz. Şunu da itiraf edeyim ki, ailemde daha çok kör, daha çok inatçı kimseler var. Bugün herkesin istemesi gereken şey, birleşmek, dayanışmak ve adalet potasında kaynaşmak olmalıdır.