Aptallar! Sanki benim ölümsüzlüğümü beceriksiz aygıtlarıyla, ipleri ve darağaçlarıyla boğabilirlermiș gibi!
Bu güzel yeryüzünün üstünde yürüyeceğim, yeniden yürüyeceğim, hem de sayısız kere. Ve etim kemiğimle yürüyeceğim, prens ve köylü, bilgin ve soytarı olacağım,yüksek yerlerde oturacak ve tekerin altında inleyeceğim.
"Acı," dedi, "her zaman tek başına yeterli değildir. Bir insanın acıya dayanabildiği durumlar vardır, ölse bile. Ama herkesin kaldıramayacağı bir şey vardır. Cesaret ya da korkaklıkla alakası yok. Yüksek bir yerden düşüyorsan bir ipe tutunmak korkaklık değildir. Suyun derinliklerinden çıktıysan ciğerlerini havayla doldurmak korkaklık değildir. Sadece karşı koymayacağın bir içgüdüdür.
"Sanırım varım," dedi bitkince. "Kendi kimliğimin bilincindeyim. Doğdum, öleceğim. Kollarım ve bacaklarım var. Uzayda belli bir yer kaplıyorum. Benden başka hiçbir somut nesne benimle aynı yeri kaplayamaz.