Fatih Selim

Biraz durmak lazım bazen.. biraz hareket etmeli bazen rutine sırt çevirmeli.. bazen en doğru bildiğiyle hesaplaşmalı.. bazen ardını öresini düşünmeyi bırakmalı, sorumluluk reddi yapmalı her şeye.. Bazen en büyük korkumuza karşı yüksek sesle sövmeliyiz belki.. Ama işin ucunda hislerimiz varsa ne yapsak haklıyız belki de..
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Aliya İzzetbegoviç
Her şey bittiğinde hatırladığımız; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacak.
(Eşek olursan semer vuran çok olur)
Azimli ve çalışkan çiftçiler, ne yazık ki, o günkü çalışmalarının karşılığı olarak ulaşmak istedikleri ekonomik güvenceye neredeyse hiçbir zaman ulaşamadılar. Her yerde ortaya çıkan yöneticiler ve seçkinler, köylülerin emeğiyle ürettiği fazla gıdayla beslenip, çiftçileri de zar zor hayatta kalabildikleri bir yaşama mahkum ettiler. El konan bu yiyecekler siyaseti, savaşları, sanatı ve felsefeyi canlandırdı. İnsanlar saraylar, kaleler, anıtlar ve tapınaklar inşa ettiler. Geç modern çağa kadar insanların %90'ından fazlası, her sabah erken kalkıp ter içinde kalana dek çalışan köylüler olarak yaşıyorlardı. Ürettikleri fazladan gıda, tarih kitaplarını dolduran küçük bir seçkin azınlığı doyuruyordu: krallar, bürokratlar, askerler, rahipler, sanatçılar ve filozoflar. Tarih çok az insanın "yaptığı", geri kalanların da tarla sürdüğü veya su kovaları taşıdığı bir şeydir.
Sayfa 113·Kitabı okudu
(Gelecek Kaygısı, tarım devriminin lanetli mirası)
Avcı toplayıcılığın gündelik ekonominde uzun dönemli planlamaların belli sınırları vardı. Bu durum avcı toplayıcıları pek çok sıkıntıdan kurtarıyordu: Etki edemeyecekleri şeylerle ilgili endişelenmelerinin bir anlamı yoktu. Tarım devrimi, geleceği eskiden olduğundan çok daha önemli hale getirdi. Çiftçiler mutlaka geleceği akıllarında tutmak ve onun için çalışmak zorundaydılar. Tarım ekonomisi, mevsimsel bir üretim döngüsüne dayalıydı.
Sayfa 112·Kitabı okudu
(Sanayi devriminden geri dönüş mümkün mü?)
Kim bilir kaç üniversite mezunu genç çok çalışıp iyi paralar kazanacaklarını düşünerek büyük firmalara giriyor ve ancak otuz beş yaşından sonra bu işlerden ayrılarak gerçek istediklerini yapmaya çalışıyor? Öte yandan, bu yaşa gelinceye dek kredi ödemeleri, okul yaşına gelen çocukları, ödemeleri gelen arabaları ve yurtdışında tatiller veya kaliteli şaraplar olmadan yaşamın çok da anlamlı olmadığına dair geliştirdikleri anlayışları oluyor. Ne yapabilirler? Geri dönüp kök bitkilerini mi eşelesinler? Elbette öyle yapmayıp daha da büyük bir çabayla köle gibi çalışıyorlar. Tarihin en kesin yasalarından biri de şudur: Lüksler zamanla ihtiyaç haline gelir ve yeni zorunluluklar ortaya çıkarır.
Sayfa 101·Kitabı okudu