Selim Servan Demirel

Selim Servan Demirel
@SelimServan
İki zıt görüşlü insanın da dost olabileceği bir toplum yarattığımızda, insanlığın kapısından içeri giriyoruz demektir. Saygılarımla...
Hamal
Kendimi bilirim.
İstanbul
5 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Yılmaz Erdoğan.
Bir beyaz kağıtla her şey yapılabilir senin dışında, güzelliğine benzetme bulmak zor. Sen ismi sana benzemeye çalışan her şeyden, bir gül den, bir ilk, bir sonbahar dan zor. Belki tabiattadir senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin ve ben bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliği.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kusura bakma sevgilim, heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir şey yok.
Hakikaten okunması ve üzerinde çokca düşünülmesi gereken bi mektup.
ABRAHAM LİNCOLN’UN OĞLUNUN ÖĞRETMENİNE YAZDIĞI MEKTUP Öğrenmesi gerekli biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını.Fakat şunu da öğret ona:”Her alçağa karşı bir kahraman, her bencil politikacıya karşılık kendini adamış bir lider vardır”.Her düşmana karşı bir dost olduğunu da öğret ona.Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen , kazanılan bir doların bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret.Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve kazanmaktan neşe duymayı.Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu.Eğer yapabilirsen sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını. Eğer yapabilirsen, ona kitapların mucizelerini öğret.Fakat ona; gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği sessiz zamanlar da tanı.Okulda hata yapmanın , hilekarlıktan daha onurlu olduğunu öğret ona.Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret, herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi. Nazik insanlara karşı nazik, sert insanlara karşı sert olmasını öğret ona.Herkes birbirine takılmış bir yönde giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma.Tüm insanları dinlemesini öğret ona fakat tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını öğret ona.Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini öğret ona ve aşırı ilgiye dikkat etmesini. Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret .Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa dimdik dikilip savaşmasını öğret.Ona nazik
Alıntı
KİTAP OKUMANIN FAYDASI NEDİR? diyenler için Bir defasında hocama dedim ki: -Bir kitap okudum ama zihnimde kitaptan hiçbir şey kalmadı. Bana bir hurma uzattı ve dedi ki: -Bunu ağzında çiğneyip ye. Yedikten sonra sordu: -Şimdi sen büyüdün mü? -Hayır, dedim. Dedi ki: "Büyümedin ama o hurma vücuduna dağıldı, et oldu, kemik oldu, sinir oldu, deri oldu, tırnak oldu, hücre oldu." Anladım ki, okuduğum kitap da öyle dağılıyor. Bir kısmı kelime dağarcığını zenginleştiriyor. Bir kısmı bilgi ve irfanını artırıyor, bir kısmı ahlakını güzelleştiriyor, bir kısmı yazı ve konuşmada üslubuna incelik katıyor, bir kısmı hayata farklı bakmanı sağlıyor, bir kısmı içindeki sevgi merhameti artırıyor, bir kısmı özgüvenini artırıyor, düşünmeni, sorgulamanı tetikliyor, olaylar karşısında nasıl davranman gerektiğini öğretiyor. Her ne kadar sen bunların farkında olmasan da. Kitap okumak bir şeye yaramaz, çünkü kitap okumak çok şeye yarar ! O kadar çok şeye yarar ki neye yaradığını söylemek imkansızdır.
Selim Servan Demirel
Baktım sadece gidişine, baka kaldım öylece, kaybolup gittin öte dağların ardına. Sinsizlik başladı önce, yalnızlık geldi ardından. sonrası yoksun luk ve yoksulluk. Hüzünlü yıllar ağır ağır geliyordu, bir biri ardınaca. Sanki açmıştı bütün musluklarını hüzün veren ne varsa. Bekliyordum ben umut la gelirsin, geleceksin diye. Önce ak lar başladı kar gibi bir bir tepeme, habercisi idi bu ıhtiyarlığın, haber gelmiş ti artık ötesi belliydi, buruşuklar başladı, sonra sı bastona mahkum. bel bükük, yüz çatlak ve artık uzağı da göremez oldum ve sen hala yoksun. Sahi kaç zaman oldu, kaç kış geçti yalnız lığımın üzerinden? İnan bilmiyorum. Ben umudumu kaybetmedim hiç, biliyorum geleceksin ya ışığını kaybetmiş gözler le karşılarım seni, yada dikili taşım la. Hoşçakal...