Selime Gözün

Selime Gözün
@SelimeGzn
Türkçe Öğretmeni
lisans
İstanbul
55 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
2/10
·128 syf.··
2022 28. kitabı
Bu kitap, okulda öğrencilerimizle oluşturduğumuz okuma halkalarında okumamız için belediye tarafından gönderildi. Proje beni çok heyecanlandırsa da kitap bittiğinde hayal kırıklığı yaşadım. Kitap içeriğini açıkça söylemek gerekirse beğendiğimi ve öğrencilere uygun bulduğumu söyleyemem. Hoşuma gitmeyen birkaç noktadan bahsetmek istiyorum. Kitapta ilk öyküde öğretmen hakkında çocuk ağzından hiç hoş olmayan ve öğretmenlik mesleğini alçaltan birtakım söylemler var. Ve biz bunu öğrencilerimize okutuyoruz. :( Latin alfabesinden ecnebi dili diye bahsediliyor. Bir öyküde gerçekte olan bir yarışma programı yer alıyor ve oradaki sunucunun ismi saçma bir şekilde komikleştirilerek yoğun ve gereksiz bir eleştiri yağmuruna tutuluyor... Bunlar dışında hoşuma gitmeyen başka noktalar da vardı. Hatırladıklarım bunlar. 12 yaşındaki öğrencilere okutulacak içerikte olduğunu düşünmüyorum. Keşke bizlere de fikirlerimiz sorulsaydı. Üzgünüm...
Dost EliOsman Koca · Beyan Yayınları · 201517 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·520 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Bu kitaba bayıldım. Ben biraz uzatarak okusam da aile evinde değilken saatler içinde okunabilecek kadar sürükleyici. Kitap Martin Eden'in Ruth ile tanıştıktan sonra aradaki sosyal farkı kapatabilmek için gece gündüz kitap okumaya, yeni şeyler öğrenmeye çalışması ve içindeki uyayan şeylerin uyanması ile başlıyor. Martin okudukça içindeki öğrenme isteğini fark ediyor. Daha da çok çalışıyor normal bir insanın üstünde bir çabayla. Bu süreçte Ruth da ona aşık olmuştur ama toplum bu ilişkiyi denk bulmaz. Ruth ona bir iş bulması ve para kazanarak ailesinin gözüne girmesi için baskı yapar. Çünkü ancak o zaman evlenmeleri olağan olabilirdi. Martin ise tam bir yazı makinesi olarak geçiriyordu günlerini. Martin'e göre onun bu eserleri elbet bir gün keşfedilecekti. Fakat çevresinde ona inanan hiç kimse yoktu ne yazık ki, sevdiği kadın bile yazı yazmamasının ikisi için en doğru karar olduğunu söylüyordu. Hatta Ruth ondan tamamen umudu keserek ayrıldı en sonunda. Ama ne acı bir şey ki hayat tam vazgeçtiğiniz anda ve yere düşüp ağladığınız, bir daha çabalamamaya yemin ettiğiniz dakikada yön değiştirir. Martin için de böyle oldu. Artık binlerce dolar kazanmıştı ama hayatı tükenmişti. Kitabın orta yerlerinin birinde Martin bağırarak "Bir kütüphane dolusu yazı yazıp kendi yaşamını yitirince ne kazanır ki insan?" diye isyan etmişti. Yazmasaydı eğer belki hayatı ellerinde durmaya devam edecekti, sevdiği kadın da yanında. Ama o yazdı ve herkesin yapamayacağını yaptı. Kendini tanıdı. Kimse güvenmiyorken bile inandı içindeki güce. Bu güç onu yok ettiyse de sonradan önce var ettiği gerçeğini asla değiştirmez. Benim için çok büyük bir esin kaynağı oldu ve bundan sonra kendi gücünün farkında olmayanlara ilk tavsiye edeceğim kitaptır kendileri. Sizlere de tavsiye ederim. İyi okumalar...
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2021 11. kitabı
Bu kitabı yoğun bir zamanda elime aldığım için sürekli bölündü okumam ama ne zaman ki işlerim bitti ve ben de oturup okumaya saatler ayırabilecek duruma geldim işte o zaman kitabı elimden hiç düşürmeden okuyup bitirdim. Hem bir an önce bitsin de ne olmuş öğreneyim heyecanı hem de bitince güzel bir kitabın bitme hüznü vardı üzerimde. Yazar, olayları hem çok geniş bir alana yaymış hem de zaman geçişlerini oldukça yerinde yaparak kafa karışıklığı yaratmadan ve önceki sayfalarda takılı kalmadan daha çok önünüzdeki sayfaları merak edeceğiniz bir kurgu çıkarmış ortaya. Kitabın son sayfasına kadar hep bu hikayenin tamamlayıcı parçalarını bulup yerine koymaya çalışıyorsunuz. Zehra ve Settarhan nasıl bir araya gelecek hep merak ediyorsunuz. Bu da rüyalarınıza girmelerine sebep olabiliyor.:) Bu merak dışında kitapta verilen tarihi bilgiler cok güzel, dozunda ve romanı zaman bakımından tamamlar nitelikte. Olayların zaman bakımından böyle net olarak verilmesi daha da inandırıcı ve mümkün kılıyor bu uzun yolculuğu. Kitabın her sayfasında ince işlenmiş detaylar, hayrete düşüren betimlemeler bulabilirsiniz. Gerçekten çok emek verilmiş bir öykü bu. Son olarak itiraf ederim ki kitap karakterlerinden İsmail'e aşık oldum. Onun gerçek hayatta var olmaması beni bir miktar üzdü. Okurken bile ileriki sayfalarda onu bulamayacağımı anladığım zaman üzüldüm biraz. Ondan geriye Kırık Kafiye'si kalmıştı bir tek. Belki de şiir yazma konusundaki çekingenliği yakın hissettirdi onu bana, bilmiyorum. İsmail gibi güzel insanlara denk gelebilmek umuduyla... İyi okumalar dilerim.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
Puan vermedi·863 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2019 01:44
Yazarın okuduğum diğer kitaplarını çok beğenmeme rağmen Karamazov Kardeşler daima gözüme okunmak için soğuk bir kitap gibi gözüküyordu. Fakat hiç de öyle olmadı. Kpss öncesi son gece bile, çıkacak soruları merak etmem gerekirken kitabın ileriki sayfalarını merak ediyordum. Çok fazla alışmıştım ben bu kitabı okumaya, bitmesini istemezdim. Kitap bitti, kafamdaki sorular bitmedi. Çok şey kattı bana. Dostoyevski'nin eserinde seçtiği kişiler, mekanlar ve konular hakkındaki ayrıntılı tasvirleri olağanüstü denebilecek kadar başarılıydı. Yazarın sınırsız derecede konuya hâkim olması beni büyüledi. Yazarın tek yönlü düşünmemesi, iki farklı düşünceye roman kişilerinin ağzından aynı tarafsızlıkla yaklaşması beni en etkileyen özelliklerden biriydi. Örnek vermek gerekirse; mahkemede avukat ve savcının iki farklı düşüncede olması söz konusuydu. Sayfaları okuduğum zaman iki tarafın da düşündükleri durumlarda haklı yönlerinin olduğunu düşündüm. Hatta kitap bitmesine rağmen hâlâ acaba dediğim noktalar var. Romanı çok kısa tanıtmak gerekirse baba denilemeyecek nitelikte ahlaksız bir baba ve 3 oğlunun yaşadığı olaylar dizgisini kapsıyor. Baba öldürülüyor ve suçlunun büyük oğlu olduğu düşünülüyor. İvan ve Alyoşa Dimitri'ye güveniyor. Ama herkes suçlunun Dimitri olduğuna emin. Karamazov kardeşler ise suçlunun uşak Smerdyakov olduğunu düşünüyorlar. Olaylar bu gibi daha birçok ayrıntı ve değişmelerle ilerliyor. Bu arada Smerdyakov ile ilgili olan bölümleri okurken beni sürekli olarak korkutan bir enerji alıyordum. O yüzden ahlaksız babayı, Fyodor Pavloviçi, bile ondan üstün gördüm kitap boyunca. Çünkü bu karakter bana gerçekten kötü ruhlu bir insan tipini yansıttı. Kitap hakkında yazmak, anlatmak istediğim o kadar ayrıntı var ki her şey birbirine karışıyor. Anlattıklarımın dağınıklığı
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 199645,2bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2019 02:46
Huzursuzluk kitabı hepimizin bildiği ama aynı zamanda kaçtığımız bazı günümüz dünya sorunlarını gözler önüne seriyor. Güncel ve akıcı bir kitaptı. Ama tabii ki yazar, bu sorunların sadece küçük bir parçasından, olası birkaç durumu aktarabilmiş bizlere bu kitabında. Eserde olay, İbrahim adlı gazeteci ağzından anlatılmaktaydı. Mardinli gazeteci çocukluk arkadaşı Hüseyin'in ölüm haberini öğrenir ve bu ölümün detaylarını araştırmak üzere Mardin'e gider. Gazeteci İbrahim, çocukluk arkadaşının Ezidi olan Meleknaz ile yaşadığı aşkını, insanoğlunun birtakım saçmalıklarını, bazı eziklenen insanların yaşadığı imkânsızlıkları ve çaresizlikleri öğrendikten sonra hayatı bir huzursuzluk ruh hali içine girer. İbrahim, Meleknaz'ı merak eder ve onun izini sürer, tüm hayatını bu sırada öğrenir. Bir yandan da bu ilgisi onu huzursuz eder, çünkü arama niyetini kendi bile bilmemektedir. En sonunda Meleknaz'ı bulur. İlk zamanlar ona sevdalandığını düşünür sonrasında içindeki huzursuzluğun sebebini kendi kendine anlar. Artık her mülteci kadına Meleknaz diye koşup, hepsinin hikayesini dinlemeye başlar. Kitap böylece noktalanır. İmkânsız bir aşkın gölgesinde günümüz şarklılarının yaşadığı acıları anlatmaya çalışmış bir yandan da tüm insanlığa seslenmiş Livaneli, insanlığımızı hatırlayalım diye. Kitap içimdeki var olan huzursuzluğu çoğalttı. Eminim ki uzun bir süre bu huzursuzluk peşimi bırakmayacak. Gözümü kapattığımda Nergis geliyor gözlerimin önüne ve bana fısıldıyor: -"Ben bir insandım." İnsan kalamadık... İyi okumalar.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma