Kitabın başlarında noktalama işaretlerinin satır başlarının olmaması beni biraz yordu, çeviriden kaynaklı olduğunu düşündüm hatta. Kitap bittikten sonra özelikle araştırınca öğrendim ki Saramago tarzı buymuş. Konuşmalarda kim kiminle konuşuyor hangi cümle kimindir ilk başta biraz zorlandım ama bi 30-40 sayfa sonra karakterleri tanıdıkça rahatlıkla kimin konuştuğunu anlar oldum. Kitapta kişi ya da yer ismi yok, karakterler öne çıkan özellikleriyle betimlenip kitap boyunca o şekilde bahsediliyor. Bu da konunun evrenselliğini özellikle vurgulamak için diye düşündüm. Beni çokça düşündüren, günümüzdeki belki daha önceki zamanlardaki toplumlara atıfta bulunan, görme yetisini kaybettiginde (ki gerçek bir körlükten bahsettiğini düşünmüyorum, bakar kör dediğimiz olay) insanların ne kadar hayvanileşebildigini, vicdan denen şeyin ne kadar kolay yok olabildigini acı bir şekilde gözler önüne seren bir yapıt olmuş. Kitabı çok beğendim, her ne kadar devamı niteliğinde olmadığını ogrensem de bir an önce Görmek adlı kitabını da okumak istiyorum. Kafamda bir çok soru işareti ile bırakan çokça düşündüren bir kitap oldu. Tavsiyedir