...Fakat birisine budalaca aşık olmak istiyorum, dedikodu o vakit bana zevk verecek. Ruhumda bin bir karışıklık olsun. Ağlayım, kıskanayım. Kendimi unuttuğum zamanlar olsun. Etrafımda gördüğüm bazı insanlar gibi ben de dünyanın şöyle yakan, kavuran taraflarının bir sırrına ermek istiyorum. Lakin hiç ümidim yok. Kafamın içinde bağdaş kurmuş melun bir şeytan her şeyle alay ediyor, her şeye gülüyor. Göz kırpıp geçiyor.
Onun güldüğünü de gören olmamıştı; bu konuda da hayvanlara benzerdi, çünkü konuşma yeteneğini kaybetmekten daha korkunç bir şey vardı belki, duygunun mutlu ve özgür bir biçimde dışa vurumu olan gülmek, Tanrı'nın bilinçsiz canlılarından esirgenmişti.