Eser, bir tren yolculuğu sırasında Pozdnişev adlı karakterin anlattığı yaşam öyküsü üzerine kuruludur. Pozdnişev, eşini kıskançlık nedeniyle öldürdüğünü itiraf eder ve bu trajik olayın arka planını okuyucuya aktarır. Böylece roman, yalnızca bir cinayet hikâyesi olmaktan çıkarak insan psikolojisinin ve toplumsal değerlerin sorgulandığı bir yapı kazanır.
Tolstoy, eserde evlilik kurumuna yönelik eleştirel bir bakış açısı sunar. Yazara göre dönemin evlilikleri çoğu zaman gerçek sevgiye değil, toplumsal beklentilere ve fiziksel çekime dayanır. Bu nedenle bireyler arasında çatışmalar ortaya çıkar ve ilişkiler sağlıksız bir hâl alır. Pozdnişev’in düşünceleri aracılığıyla aşkın, tutkunun insan hayatındaki etkileri tartışılır.
Kreutzer Sonat, evlilik, kıskançlık ve insan ilişkileri üzerine düşündüren etkileyici bir eserdir. Tolstoy’un güçlü anlatımı ve derin psikolojik gözlemleri sayesinde roman, okuyucuyu yalnızca bir hikâyenin içine çekmekle kalmaz, aynı zamanda ahlaki ve toplumsal meseleler üzerine düşünmeye yönlendirir. Bu nedenle eser, dünya edebiyatının en önemli kısa romanlarından biri olarak değerlendirilmektedir.