Bütün yenilgilerden sonra da, elinizde bir tek zafer olanağı kalmıştır: Kahrolmamak. Hiç olmazsa, “Yine de kahrolmadım ya!” diyebilirsiniz. Kendinizden bu kadarcık bir zaferi esirgemeyin.
Ona, bir kenar semtin çardaklı kahvesinde, bir Trabzon pidesi, ya da acılı Adana köftesi ya da lahmacun yediremezsiniz. Yanında bol kıyılmış soğanla maydanoz ve ayran olsa bile!
Aldırmazlıkla, kahrolmak arasında daha sağlıklı, daha yapıcı, daha yaratıcı bir yol olmalı. Vardır da. Bilinçlenmek. Yani, yalnız durumları bilmekle kalmayıp, durumların içinde, kendine düşeni de bilmelidir.