Beyin sarsıntısı kurbanıydı. Her şey sona erdiğinde kendini uçuruma atılan ve merkezkaç kuvvetinin etkisiyle döndürülüp bir şelaleye tükürülen bir adam gibi hissetmişti; durmadan boşluğa, boşluğa düşüyordu ve asla -tam anlamıyla- dibe -dokunmuyordu- asla- asla - tam anlamıyla - hayır tam anlamıyla değil - dibe -dokunmuyordu... ve insan öyle hızlı düşüyordu ki kenarlara da dokunmuyordu... asla... herhangi bir şeye... tam anlamıyla... dokunmuyordu.
Sayımız çok fazla, diye düşündü. Milyarlarcayız ve bu çok fazla. Kimse kimseyi tanımıyor. Yabancılar gelip mahremiyetimizi ihlal ediyor. Yabancılar gelip kalbimizi söküyor. Yabancılar gelip kanımızı alıyorlar.
Fakat bir olmaktan haberdar olan biri yargılamaz ve o kibirden kurtulmuştur. Onun karşısında utanmam, çünkü o beni anlar. Bir kez kendini bulmuş olan birinin bu dünyada kaybedecek hiçbir şeyi yoktur artık. Ve kendi içindeki insanı anlamış olan biri, bütün insanları anlar.
İnsanın kendinin açık olması yeterliydi, insandan insana canlı bir akım gerçekleşiyordu hemen, yükseklerden derinlere düşüyor, derinlerden tekrar sonsuzluğa köpürüyordu