Yaşamın en güzel melodisi suskuda
Can kırığım, bebeğim, kadersiz kelebeğim,
Serçe parmağım, hüzün yumağım ebedi uykuda
.
-Ö l ü m; _ s a n a _ e n _ d e ğ e r l i _ h e d i y e m i z i _ s u n d u k .-
Yaşamın en güzel melodisi suskuda
Can kırığım, bebeğim, kadersiz kelebeğim,
Serçe parmağım, hüzün yumağım ebedi uykuda
.
-Ö l ü m; _ s a n a _ e n _ d e ğ e r l i _ h e d i y e m i z i _ s u n d u k .-
Mahkeme salonu soğuktu.
Duvarlarda devletin ağır rengi,
Tavanda dönen yorgun bir vantilatör vardı.
Kadın içeri girdiğinde herkes;
Morarmış yüz, sargılanmış kol bacak, enkaza dönmüş yılık dökük bir beden gördü ama,
Kimse onun yüreğindeki mezarları görmedi.
Kimse onun ruhundaki kırık aynaları görmedi.
Bir dosya numarasıydı sadece o artık.
Bir esas numarası.
Bir duruşma günü.
Yığınla evrak,
Bir kaç vesikalık fotoğraf.
Bir de kayıtlara “şikâyetçi” diye geçen mağdur bir kelime.
Hâkim gözlüğünü düzeltip hızlıca dosyaya baktı;
Şikayet dilekçesi vardı.
Darp raporu vardı.
Fotoğraflar vardı.
Hastane kayıtları vardı.
Karakol tutanağı vardı.
Komşu ifadeleri vardı.
Kırılmış bir telefon ekranı,
Gece üçte atılmış yardım mesajları vardı.