Yaşar Kemal’e sargılarımı iletiyorum önce. Nasıl ki Rusların Tolstoy’u varsa Almanların Goethe’si varsa Fransızların Victor Hugo’su varsa bizimde Yaşar Kemal’imiz var. 4 kitabı 28 günlük bir zaman diliminde bitirdim. Ve son yıllarda okuduğum en akıcı bir dille yazılmış bir şaheser. Yalnız küçük bir eleştirim olacak. Keşke Adem ile Havva tasvirlerini en hassas bir şekilde ele alsaydı.
Kitap, deliksiz bir şekilde sizi kendine çekiyor ve böyle bir anlatım tarzı yok gibi. Yalnız Beni en çok sinirlendiren bir durum var kitapta. Devletin kaymakamı, savcısı, komutanı, valisi nasıl olur da ağaların her dediğini onaylarlar. Biri çıkıp demez mi? Yahu bu köylülerle oturalım bir konuşalım bir durumlarına bakalım. Kim kime zulüm ediyor iyice bir araştıralım. Bir ağa, köylüden zorla toprağını alıyor sonra kaymakama valiye komutana gidip bu köylü bana zulüm ediyor diye devlet köyü basıyor ve bütün köyü dayaktan geçiriyor.
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039bin okunma
Öyküler güzel ve sürükleyici idi. En çok “Değirmen, Kanal, Bir Orman Hikayesini” beğendim. Fakat çok fazla eski Türkçe kelimeler yer ayırıyor. Bazen bilmediklerimin altını çizip sonra anlamlarına bakıyordum.
T. Uyar’ı anlamakta çok zorlandım. Daha önce Özdemir Asaf, Ahmed Arif ve Şükrü Erbaş okuyan biri olarak Turgut Uyar için zorlandım. Şiirleri düzyazı kadar uzun olabiliyor ve şiir sevmeyen biri dezavantaja dönüşüyor. Zaten T. U. Bireyselliğe önem verdiği için şiirleri bu kadar uzun olabiliyor. Çoğu şiiri iki defa okudum. Belki de dili bana ağır geldi. Bence yeni okuyacak olanlara tavsiyem, kitabın sonundaki ön sözü okuyup öyle başlamaları. Şimdiden iyi okumalar.
Ahmed Arif’te şiirleri, övgüden çok öfke ile yazılmıştır bu nedenle kendine has ve güçlü bir tarz ortaya çıkarmıştır. Muhakkak ki herkesin okuması gereken bir şiir kitabı.