Avrupa kentlerinde zamanın bir bölümü geçti mi bir uğultu, bir gürültü kaplar ortalığı. Bu zaman gürültüleri duyulduğunda Papalagi(beyaz adam), "Ne kötü yine bir saat geçti" diye yakınır. Çok kederlenmiş gibi de yüzünü ekşitir. Halbuki taptaze bir saat başlamaktadır o anda.
...Zaman hiç yetmiyor! "Zaman dört nala kalkmış bir kırat gibi koşuyor!" "Biraz daha zamanım olsa!" Böyle sızlanır durur beyaz adam...
"Toprağın altında ve üzerinde bulunan her şey durmadan değişir, çünkü toprak canlıdır ve bir ruhu vardır. Bizler bu Ruh'un birer parçasıyız ve onun bizim yararımıza çalıştığını çok az biliriz."
"Dünyanın ruhu insanların mutluluğuyla beslenir. Ya da mutsuzluklarıyla, arzuyla, kıskançlıkla. Kendi Kişisel Menkıbe'sini gerçekleştirmek isteyen insanların biricik gerçek yükümlülüğüdür. Her şey bir ve tek şeydir. Ve bir şeyi istediğin zaman, bütün evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar."