gözlerimi açtığımda sesler diniyor, bin yıl sürecek savaşlar için doğrulan mızraklar ufukta kayboluyor. güneşe karşı, insanlara karşı, şehre karşı silahlar işe yaramıyor.
ben umut etmek için çok yaşlıyım marçal, bana hemen gerçekleşecek şeyler gerekli. görüp görmeyeceğim bile belli olmayan bir yarına ertelenen ümitler değil.
yıkılan binalar dikkatini dağıtmıştı ve kaybettiği zamanı telafi etmek istiyordu, oysa bu, dünyanın en saçma, en anlamsız deyimiydi, insanlığın yitirdiği zamanı telafi etme şansının asla olmayacağı gibi çok acı bir gerçeği saklamaya çabalayan boş bir laftı sonuçta, zaman dediğimiz şey, biz onu gerektiği gibi kullanamadık diye bir köşeye yaslanıp dinlenecek, onun yokluğunun farkına varalım diye dünyanın en sabırlı adamı gibi istifini bozmadan bekleyecek değildi ki.