^Doğan Cüceloğlu eğitimin en güçlü aktörünün öğretmen olduğunu söyleyerek kitabına giriş yapmıştır. Öğretmenin bir topluma yön verdiği barizdir, bu olumlu da olabilir olumsuzda olabilir. Bir öğretmenin her bir öğrenciye olumlu veya olumsuz bir dokunuşu söz konusudur. Öğretmenin gücü sadece iyi yönde olmayabilir. Kimi öğretmenler öğrencisinin geleceğini etkileyecek, yaşamına yön verecek değişiklikler yaratabilir.
^Öğretmen öğrenciyi çoğu yönden inşa eden kişidir. Öğretmen etkilenen bir öğrencinin hayatı değişebilir, öğretmen olmaya bile karar verebilir. Bu kitapta okuduğum mektuplarda bunu gördüm.
^Eğitim geliştiren bir amaca hizmet etmelidir ve bireysel farklılıklar göz önünde olmalıdır. Öğretmen bir sınıfa girdiği zaman öğrenciyi bir insan olarak görmelidir. Öğrenciler içinde keşfedilmeyi bekleyen birçok öğrenci vardır ve bunu görebilmelidir öğretmen. Sınıfa girdiğinde sadece öğrenci kimliğini gören bir öğretmen, insanı geliştiren bir öğretmen olmaktan uzaklaşır. Öğretmen bir öğrenciye verdiği değeri hissettirebilmelidir. Öğretmen için kötü öğrenci ve iyi öğrenci olmamalı hepsinin değeri eşit olmalı.
^Öğretmen, öğrencinin psikolojisini iyi anlayabilmelidir. Annesi babası boşanmış bir öğrenci, yeni okul değiştirmiş bir öğrenci sıkıntılar yaşayabilir. Önemli olan öğretmenin bunu anlaması ve doğru çözümü üretmesi, empati yaparak öğrencinin bu yaşadığı durumun ağırlığını kavrayarak ona göre hareket etmesi gerekir. Öğretmen, öğrencinin hayatındaki sorunlarla baş etmesine rehberlik eden olmalıdır.