Gece yarısı dağılan bulutların arasından beliren ayın ışığında, çamurlar içinde yatan esirlerin görünüşü, Dante'nin "Cehennem"ini bile unutturabilirdi.
Şimdiye kadar aştığım hayat yolumun, hatırası içimi yakar gibi olan bir parçası var. O yolu geçmiş bulunduğum halde, bazı geceler ter içinde uyanır, kendimi daha o yolda sanırım. Kulaklarımda o yolun iniltileri; gözlerimin önünde o yolun alevleri var.
Açlık bütün vücuduma, iliklerime siniyor, beynime kadar yükseliyor. Gözlerimin önüne ekmek, bir dilim köy ekmeği geliyor ve saatlerce gitmiyor. Bazan avuçlarımın içinde ekmek görür gibi oluyor, ellerimi ağzıma götürüp ısırmak istiyorum.