Her gün gördüğümüz, varlığını varlığımızın parçası bellediğimiz birinin ebediyen çekip gittiğine zihnin ikna olması çok zaman alıyor... Sevdiğimiz gözlerdeki parlaklığın söndüğüne, çok tanıdık, kulağımıza hoş gelen bir sesin susabildiğine , bir daha asla duyulmayacağına da...
Günümüzde seyyahların hep acelesi var; telaş içinde, ne pahasına olursa olsun diyerek geliyorlar, ama gelmek bir yolun sonuna varmak demek değil. İnsan her menzilde bir yere varır, her adımda gezegenimizin gizli kalmış bir yüzünü keşfedebilir, bunun için bakmak, istemek, inanmak, sevmek yeterli.
Semerkant... Ömer Hayyam’ın Rubaiyat’ının çevresinde dönen iç içe iki öykü
Amin Maalouf’un Semerkant’ı dört bölümden oluşsa da biz ortada iki farklı farklı hikaye, iki farklı kitap görüyoruz. İlk