Serenad... Acısını en derinlerimde hissettiğim bir kitap oldu. Akıcı ve sade bir anlatıma sahip olduğu için okuyucuyu yormayan ama değindiği konular dahilinde kalbi yoran kaliteli bir kitap. Nazi zulmünü baz alarak çeşitli konulara değinilmiş.
" Evet her iktidar öldürür, kimi daha az kimi daha fazla... "
Çoğu gerçeklerden habersiz monoton bir yaşam sürdüren Maya Duran, 'benim açımdan Serenad okuyucuları' Alman asıllı Profesör Maximillian Wagner sayesinde bir uyanış ve hareketlenme yaşıyor hayatında. 'Zülfü Livaneli sayesinde biz de uyandık!!!'
Ah Struma acını öyle derinlerimde hissediyorum ki... İnsanoğlunun birbirinden üstün olma yarışı yüzünden Struma gemisi doğmadan ölen umutlarla gömüldü suların altına.
768 Yahudi! Hayır onlar sadece bir sayıdan ibaret değil. Onlar birinin annesi, babası, hep hayalini kurduğu mesleğine kavuşan bir doktor, en yakın dost, evlat, Nadia gibi birinin sevdiği, eşi, Maximilian'ın Nadia' sı!!
Livanelinin Huzursuzluk kitabında Hüseyin'in son sözleri yankılandı düşüncelerimde, " Ben bir insandım!" Onların her biri insandı.
Çeşitli konulara değinilmiş bir kitap. Dul bir kadının yaşadığı zorluklardan savaş görmüş bir kadının yaşadığı zorluklara kadar konular geniş bir şekilde ele alınmış.
Acıdan payına düşenler eşit değildi!
İsanoğluna olan tüm inancım bu kitapla birlikte son buldu. Neden sizi sevmem için bana bir sebep vermiyorsunuz muhterem insanlar. Hep acıdan bahsetmiş olsam da şiddetle tavsiye ediyorum okunması gereken bir kitap.
Kitapta bahsedilen Schubert-Serenade eseri zaten çok severek dinlediğim bir eserdi. Kitabı okuduktan sonra benim için daha manidar bir eser oldu. Teşekkürler Livaneli. Teşekkürler Maximillian.
youtu.be/PXis0PtqdXw Für Nadia