Hey gidi temiz yürekli çocuk, saf bebek! Dünyanın kurulmasından beri insanların yalnızca kişisel çıkarlarını düşünerek davrandıkları, hep böyle yaşadıkları görülmüş şey mi? İnsanların gerçek çıkarlarının nerede olduklarını bildikleri halde yani göz göre göre bunu hiç dikkate almadan başka bir yola tehlikenin kucağına atıldıkları milyonlarca kez rastlanan bir olay.
Bir kere olsun bilinçli olmayı bir yana bırakarak, nedenleri aramadan, derinliğine düşünmeden , gözü kapalı kendini bırak bakalım duygularına; birisini sev ya da birisinden nefret et; boş durmamak için birşeyler görmeye başlarsın bile. Sonuç sabun köpüğü gibi bir balon ve yine eskisi gibi bir tembellik.
Acı çeken kimse inlemekten zevk duyar; çünkü zevk duymasaydı inlemesini durdurabilirdi. Bu gerçekten üzerinde durulmaya değer bir örnektir. Bütün bu sızılar ve inlemeler bir bakıma acılarınızın sizleri küçük düşürdüğünü anlatır. Öte yandan varlığına hiç aldırmadığınız halde doğa kanunlarının sizleri hırpalamasına ve ezmesine karşı sesinizi yükselterek yakınmanızdır.
Kuşkular ve iğrençliklerle açıkça alay etmeyi iş edinen müdür, yargıç kılığındaki kişilerin tükürüklerinden oluşan pis bir çamurla, uğursuz bir bulamaçla kuşatılmıştır etrafı.
İşte , ben yapmacıksız bir insanı; onu özene bezene topraktan yaratan şefkatli doğa ananın görmek istediği gibi gerçek ve normal bir insan sayarım. Böyle bir insanı korkunç derecede kıskanırım. Yani böyle bir insan aptaldır! Onun aptal olup olmadığını tartışacak olursak, bunun aksini de söyleyecek değilim.