Öteki dünya beni ne kadar ilgilendirir ki? Bu dünyanın bana göre olmadığını düşünüyordum. Bu dünya; hayasız, yüzsüz, dilenci kılıklı, bilgiç, serseri ve açgözlü insanlar içindi. Bu dünya, kasap dükkanlarının önünde bir parça et için kuyruk sallayan, dilencilik eden aç köpekler gibi yerle gök azmanlarından medet umanlar ve dünyayla ünsiyet kuranlar için yaratılmıştı...
“Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru, insanlara karşı kendini koru! “
Güzel sözlerin insanlar üzerindeki etkisi büyük oluyordu ama bu düşünceleri salonun dışına taşımıyorlardı. Her türlü ayrımcılığı yapan insanlar, konferansta bu güzel sözleri alkışlamakta sakınca görmüyorlardı.
“Fyodor Dostoyevski, insanın ancak acı çekerek olgunlaşacağını söyler. Bu açıdan bakınca İstanbul’un benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Çünkü ben bu şehirde olgunlaştım.”