“Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru, insanlara karşı kendini koru! “
Güzel sözlerin insanlar üzerindeki etkisi büyük oluyordu ama bu düşünceleri salonun dışına taşımıyorlardı. Her türlü ayrımcılığı yapan insanlar, konferansta bu güzel sözleri alkışlamakta sakınca görmüyorlardı.
“Fyodor Dostoyevski, insanın ancak acı çekerek olgunlaşacağını söyler. Bu açıdan bakınca İstanbul’un benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Çünkü ben bu şehirde olgunlaştım.”
Bütün iletişimini internet üzerinden kurmaya başlamış çocuklar ile ilgili psikolog bu durumu “Hayat korkusu “ olarak nitelemişti. Bu çocuklardan ne kadar çok olduğunu bilseniz şaşar kalırsınız demişti. “ dünya çok hoyrat ve sert bir yer artık. Hele büyük şehirler. Okullar şiddet yuvası. Bazı hassas ve Zeki çocuklar kişiliklerinin yaralanacağı korkusuyla kendilerini tamamen kapatıp online iletişim kuruyorlar…
Yaşam, soğukkanlılıkla ve önemsemeden herkesin maskesini düşürür. Çoğunun bir kaç tane maskesi vardır. Bazıları bu maskelerden sadece birini kullanır; haliyle de kirlenir, irin toplar, buruşur bu maskeler. Bu gruptakiler tutumlu kimselerdir. Diğer gruptakilerse maskelerini sonraki nesiller için saklarlar. Diğer bir grupsa durmadan maske değiştirir. Ama yaşlandıklarında anlarlar ki onlara sadece bir maske kalmıştır ve o maske de çabucak eskiyip bozulacak, o vakit gerçek yüzleri son maskenin ardından gözükecektir...