Kitap sade anlaşılır bir dille yazıldığı için basitmiş algısı olabilir ama satır aralarında anlamak lazım bu kitabı . Her insanın bir hayat hikayesi var kendi hikayesini bir dış gözle görmek lazım bazen anlayabilmek için , hüküm vermek kolay çünkü o kadar kolay ki hatta aynı şeyi yaşadığımız halde kendi davranışlarımıza bakmadan yapabiliyoruz bunu . İki kadının (kaderle )karşılaşmasıyla kendi hikayelerine farklı gözle bakıp “ne malum ?” Sorusunun peşine düşüp hayata yeninden bir şans vermenin hikayesi . Bazen şans yanıbaşımızda . Kahramanın karşısına çıkan şans belki bizim başımıza gelmez bu hayatta , romanın sonundaki o şans belki öyle de devam etmeyecek … Ama her zaman bir şans vermeliyiz hayata . Belki de yazar o yüzden bir başlangıç ile bitirdi kitabı , her zaman yeniden başlanabilir nefes aldığımız sürece. Nasrettin Hocanın bir fıkrasını hatırlattı bana kitap bir gün davacıya ve davalıya hak verir kadı iken bunu gören de ikisine de haklı dedin olur mu deyince dönüp sen de haklısın der .(Selime Teyze, çocukları ,Meltem, babası hepsi haklıydı kendince)
. Herkesin hayat hikayesi farklı anne olmak kolay değil ama evlat olmak da eş olmak da . Kendi algılarımızla inşa ettiğimiz dünyalar dışında milyarlarca dünya var her insan sayısınca , o dünyalara girmeye gönüllü olmadıkça da bir sürü kapı . Birbirini gerçekten anlamak için dinleyenlere aralık o kapılar …