Mal sahibine de fakir olana da desen ki malın var; sinirlenir, üzülür, bozulur. Eğer zenginse, “Gözü mü var bunun?” diye; fakirse, “Dalga mı geçiyor?” diye bozulur. Ama muhatap ilim sahibiyse de cahilse de desen ki ilmin var; hoşuna gider. Eğer âlimse kıymeti takdir edilmiştir, cahilse adam yerine konmuştur. Her durumda memnun olur.
Uyku, ölüme benzediği için tatlıdır. Ruh bedenden biraz ayrılıyor ya, o bakımdan… Tamamen ayrılınca gör sen lezzeti… Lezzet, ruhun bedenden tamamen ayrılmasında.
Diyor ya şairimiz; aşkı, imanı görmek isteyen hac mevsiminde Kâbe-i muazzamaya baksın. Beş milyon insan, bir kara taşın etrafında, deniz dalgaları gibi, dönüyor. Bin dört yüz yıl önce bir yetim öyle dedi diye… Aşk budur iste, aşk budur. Söz yerini buldu, hedefini buldu, çünkü kalbe gidiyor…