Sema Okumuş

Sema Okumuş
@Semaokms
Psikolojik Danışman /
Kahramanmaraş
203 okur puanı
Aralık 2016 tarihinde katıldı
Belki de unutulan bir lisanda konuşulanlar bizi korkutuyor, delirmenin eşiğine geldiğimizi sanıp soluğu terapi seanslarında alıyoruz. Pek azımız bilinçdışının karanlık doğasıyla yüzleşebilme cesaretini gösteriyoruz. Zorlayıcı olanla yüzleşmekten kaçıyoruz.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Felsefede gelişmem on yedi yaşımdan tıp eğitimime dek sürdü, dünyaya ve yaşama karşı tutumumu çok değiştirdi. Çekingen, içedönü ve kuşkucuydum. Zayıftım ve yüzüm solgundu. Pek sağlıklı olmadığım kesindi ama sonra her şeye karşı bir açlık duymaya başladım. Ne istediğimi biliyor ve onun arkasından gidiyordum. Insanlarla daha raha iletişim kurmaya başladım. Yoksulluğun özürlü demek olmadığını ve a‹ getiren ana neden olmadığını anladım. Mutluluğun ya da mutsuzluğun cep harçlığının oranıyla bir bağlantısı olmadığını, çok daha derin nedenler olduğunu da."
"Seni sarsan şey olaylar degil, onlar hakkındaki yargılarındır." - Epiktetos ŞİMDİ SANA DUYGULARI YÖNETME FORMÜLÜ VERIYORUM Olay → Yorum → Duygu •Olay: Biri seni eleştirdi. •Yorum: "Beni sevmiyorlar" X •Aslında: "Bu bir görüş. Benim değerimi belirlemez." Duyguların kaynağı olay değil, onlara yüklediğin anlamlardır. Olaylar ve duygular geçicidir. Ama senin duruşun kalıcı. Zihnini yönetmezsen dış dünya seni yönetir. Yonetimi eline al.
Çünkü hicret bir yerden başka yere değil; bir bilinçten başka bir bilincedir. Gerçek dönüşüm bilinçtedir. Bunun en güzel örneği; O dönem Mekke; bilincin en düşük formudur. Cahiliyedir. Orası bir ticaret merkezi idi fakirlik veya bilgisizlik değildi sorun insanın kendini bilmemesinden doğan bir kendini kaybetmişlik hali idi.Dışta canlı ama içte çürümüştü. Mekke de putlar vardır.Putlar yalnızca taştan olmaz. Putlar; dünyaya tamah, onay ihtiyacı korku kontrol arzusu, **ben SADECE BU BEDENİM sanrısıdır. Özünü unutmaktır. Bu inançlar ve düşünceler senin hakikatine ulaşmanı engelleyen zincirlerdir.Bu putlar önce zihinde kırılmalıdır.. Onlar, Mekke'yi fethetmeden önce *† kendi bilincinde Mekke bilincini aşmıştır** Mekke' nin karanlık ve cehalet zeminini terk etmiştir. Çünkü fetih dediğimiz şey önce içte olur. İçinde hâlâ korku temelli inançların varsa bilincin eski temelinde ise; gittiğin her yer yer neresi olursa olsun bir şey degişmeyecektır, ÇUNKU BILINÇ AYNI DONUŞMEDI ISE; HAYAT DA DONUŞMEYECEKTİR. Medine; *güvende hissetmenin vücûd bulmuş halidir. ,onlar Allah'ım himayesinde kendilerini o kadar güvende hissettiler ki; Medine bu güvenin imzası idi. Hicret odur ki: Artık eski benliğin seni taşıyamaz. Aynı tepkiler, aynı savunmalar, aynı hikâyeler dar gelir. Dünya denen üçüncü boyut zemini artık dar gelir. Ruh kendi özüne rucû eder. Hicret, "Ben artık korkularımla tanımlanmayacağım" deme cesaretidir. "Beni ben yapan şey acılarım değil, hakikatimdir" deyip öz benliğini hatırlamaktır. Bu dünyaya hakikatimizi unutmuş geliriz burada yaşadığımız herşey hakiki özümüzü hatırlama yolculugudur. Bu yüzden hicret kavramı zamansızdır**. Her seni sınırlayan, benligini zehirleyen, dünyaya esir eden düşünceden, suçluluk, utanç, kim, öfke, hırs gibi zehirli düşüncelerden