Sema Okumuş

Sema Okumuş
@Semaokms
Psikolojik Danışman /
Kahramanmaraş
203 okur puanı
Aralık 2016 tarihinde katıldı
Fark ettin mi… Bu sistemde herkes ve her şey senden dikkatini istiyor. Bir ışık varlığı uyanmaya başladığında, dikkat dağıtıcılar her zamankinden daha çok alanına girmeye başlar. Yoga Sutralar, bu hali pratiği engelleyen kleşalar olarak adlandırır. Ve burada “pratik” dediğimiz şey, günümüzde çoğu kişinin sandığı gibi yalnızca matın üstünde yapılan fiziksel pozlardan ibaret değildir. Gerçek pratik, zihnin nereye gittiğini fark edebilme halidir. Duygunu, düşünceni, davranışını gözlemleyebilme yeteneğidir. O an seni merkezinden uzaklaştıran ne varsa bir ilişki, bir fikir, bir istek, bir korku, bir hedef hepsi birer kleşadır. Kleşalar illüzyonun bir parçasıdır ve uyanışını geciktirmek için çalışır. Çünkü bilincin genişledikçe, oyunu görürsün. Oyunu gördüğünde ise artık eski kurallara göre hareket etmezsin. Bu engeller dediğimiz şeyler aslında hepimizin yaşamında olan iç hareketlerdir; • Gerçeği bulanıklaştıran zihinsel sis, • “Ben buyum” diye tutunduğumuz kimlik oyunları, • Bizi çeken arzular, • Bizi iten korkular, • Kaybetmekten duyulan derin güvensizlik… Bütün bunlar tek bir amaca hizmet eder; dikkatini kendinden uzaklaştırmana, odağını kaybetmene… Sen her seferinde merkezine döndüğünde, oyun çözülür. İşte tam bu noktada sistem devreye girer ve • seni duygusal hikâyelerle bağlamaya çalışır, • zihnini bilgi ve haberle doldurur, • arzularını büyütür,
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Karmayı Sıfırlamak Mümkün mü? Evet. Üstelik düşündüğünden çok daha pratiktir. Karma, geçmişi silmekten ziyade enerjinin yönünü değiştirmek demektir. Aynı döngüyü yeniden yaşamamızın sebebi bir ceza değil, tamamlanmamış bir ders planıdır. ❗️Peki bu döngü nasıl kapanır? İşte hem açıklayıcı hem de uygulaması kolay, gerçek anlamda “karmayı sıfırlayan” adımlar: 1) Fark Et ve Döngüyü Yakala Hayatında tekrar eden kalıplara bak: aynı tür insanlar, aynı kırgınlıklar, aynı çıkmazlar… Bu, karmanının “Burada öğrenmen gereken bir şey var.” demesidir. 2) Niyetini Temizle, Enerji Çizgisini Yenile Kendine açık bir niyet yaz: “Bu döngüyü fark ettim ve bırakıyorum.” Evren netliği sever; ne istediğini söylediğinde enerjinin yönü değişir. 3) Davranışını Değiştir, Karmayı Kapat Karma, aynı seçimi bilinçsizce tekrar ettiğinde büyür. Aynı olaya bu kez farklı bir tepki verdiğinde döngü otomatik olarak kapanır. 4) Affet, Ama İçinden
Clarissa Pinkola Estés Kurtlarla Koşan Kadınlar’da der ki; “Bir kadın içgüdüsünden koparsa, kendi ruhundan da kopar.” Lilith’in hikâyesi işte tam olarak burada başlar: koparıldığı yerde… Mitlerde Lilith ilk kadındır. Havva’dan önce gelir. Âdem’le aynı anda, aynı topraktan, aynı nefesle yaratıldığı için, sevgide de, yakınlıkta da kendini onunla eşit bilir. Sever ama kendini yok etmeden sever. Yakınlık ister ama özünü teslim etmeden ister. Tam da bu yüzden Lilith, Âdem tarafından asi, tehlikeli ve uygunsuz ilan edilip, sürgüne gönderilir. Mit burada daha derin bir kapı açar. Âdem, Lilith’in gidişine değil, onun bıraktığı boşluğun sessizliğine dayanamaz ve Tanrı’dan yeni bir kadın ister. Lilith’in ardında bıraktığı yere de, uyumlu ve boyun eğen Havva getirilir. Lilith, unutturulmanın en ağır biçimiyle yüzleşir; yerine başka birinin getirilmesi… Lilith’in Havva’nın çocuklarını lanetlediği anlatı ise gerçek bir laneti anlatmaz; yerine konmanın yarattığı kırılmanın sembolik çığlığıdır o. Kendinden vazgeçirilen öz, ne kadar susturulursa o kadar derinden titreşir… Lilith bir mit değildir; kadın ruhunda nesiller boyunca taşınan arketipsel bir hafızadır ve modern dünyada kadının Lilith’i hoyrat değildir. Sessizdir… Kırgındır…
1933’te Carl Jung “gölge” kavramını tanımladı. Psikolojinin karanlık tarafı… İçinde bastırdığın her şey orada: Öfke. Kıskançlık. Korku. Güç arzusu. Sen onları halının altına süpürürken, onlar senin kararlarını veriyor. Jung şöyle der: “Gölgeni fark etmediğin sürece, o hayatını yönetir — ve sen buna kader dersin.” Gerçek dönüşüm, “daha iyi” olmaya çalışmakla değil, karanlığını inkâr etmeyi bırakmakla başlar. 1961’de Jung yazdı: “Değişim, yeni biri olmakla değil — eski halini reddetmeyi bırakmakla mümkündür.” Kendini tamamen kabul ettiğinde, zihin artık savaşmayı bırakır. Ve yıllardır bastırdığın enerji, yakıtına dönüşür. Bazı insanlar krizden haftalar içinde çıkar — geliştikleri için değil, kendilerine yalan söylemeyi bıraktıkları için. 2018’de nörobilimci David Eagleman kanıtladı: Karanlık yanlarını kabul ettiğinde, beyinde öğrenme ve değişim bölgesi aktive oluyor. Farkındalık bir “ruhsal” kavram değil — biyolojik bir yeniden yapılanma. Bazen gerçek dönüşüm, 10 eğitimden değil, tek bir dürüst yüzleşmeden doğar. Psikiyatır Daniel Siegel de gösterdi:
İnsan psikolojisi üzerine
Bir insan, kendisinden daha başarılı, daha güzel, daha özgüvenli veya daha güçlü gördüğü biriyle karşılaştığında beyin bunu çoğu zaman bir “tehdit” ya da “rekabet sinyali” olarak algılar. Bu, ilkel düzeyde çalışan tamamen otomatik bir savunma mekanizmasıdır. Sosyal normlar gereği bu tehdide doğrudan tepki veremez. Bu yüzden zihin kendini rahatlatmak için farklı yollar bulur. En sık görülen mekanizma ise küçümsemedir. Kişi, karşısındakinin değerini düşürerek kendi içsel dengesini korumaya çalışır. Aslında tüm süreç, beynin kendi benlik algısını koruma çabasıdır.