.
Başlığı kitabın içeriğiyle birebir uyuşan okuduğum nadir kitaplardan. Kitabın ismini çok duymuştum aynı zamanda, kapağı da ilgimi çekmişti, iyi ki çekmiş.. Tarihten esinlenen, geçmişte yaşanılmış o zorlu durumları bize biraz olsun aktaran kitapları sevdiğimdendir belki bu kitabı da sevmem. Kitabın içeriğine gelecek olursak Fugui adlı karakter anlatıyor bize(halk ozanına daha doğrusu) yaşadıklarını, anlatımı açık olduğu için zevkle okudum.Yazar çocukluğunda şahit olduğu olayları kaleme almıştır diye düşündüm kendi kendime ki sanırım öyleymiş , çünkü Çin Kültür Devrimi'in gerçekleştiği yıllarda yaşananlar ele alınmış. Hikayede Çin Komünist lideri Mao Zudeng 'in ismi sık sık geçiyor. Bu liderle ilgili az bişey araştırma yaptım, ardından iyi şeyler söyleyenler olduğu gibi adından katliamcı, terörist gibi sözlerle bahsedenler de var, onun döneminde 30-40 milyon kişinin kıtlık, açlıktan öldüğü söyleniyor vs... Hikayemiz tam da bunu anlatıyor işte, kıtlıkla ölümüne mücadele eden köylü halk.. Bu tür eziyetleri hep köylüler çekmiştir zaten neyse kısa bir özet geçelim okuyacaklara fikir vermesi açısından :
Baş kahramanımız Fugui gençliğinde yaptığı hovardalıklarla ailesinin servetini kumarda kaybediyor ve bu yaptığı çılgınlıkların bedelini ölene dek ödüyor, keşke sadece kendisi ödese, eşi, çocukları tüm aile üyeleri hep beraber ödüyorlar. Valla hikayenin son sayfasına dek kimin adı geçiyorsa ha şimdi burda ölecek yok şurda ölecek diye diye okudum. eee nede olsa kitabın adı yaşamak.
Son olarak şunu söylemek istiyorum. Sürekli gele gele en kötü devre denk geldik diye söylenenler var, zannederim ki tarihten zerre kadar haberleri olmayanlar bunlar zira bu türden çok fazla değil en fazla iki-üç kitap okusan haline şükrediyorsun zaten. Şimdi herkesin yediği önünde yemediği arkasında