“O kadar mı değişmiştim? Kendisini yıpratıp döşeyenlerce bırakılmış, sonra başkalarınca satın alınmış bir ev ilk sahiplerinin kokusunu ve havasını nasıl saklarsa, ben de, Odile’in damgasını taşıyordum, bundan böyle, tümüyle benim olmayan bir ruhla dolaşıyordum yaşamda.”
“Hiçbir şeyi ciddiye almak istemiyordum; düşüncelere ve yaratıklara çekine çekine dokunuyordum, yitirince acı çekmeyeyim diye yitirmeye hazır bekliyordum hep.”