“Ritim denen şey, kabul etme, rıza, insiyatif ya da özgürlük üzerine konuşamayacağımız biricik bir durumu temsil eder, çünkü özne ritme kapılmış ve ritim tarafından alınıp götürülmüştür. Özne, kendi temsilinin bir parçasıdır. Öznenin bu durumu kendine rağmen bile değildir çünkü ritimde artık bir kendilikten bahsedilemez, bu durum daha çok kendinden anonimliğe bir çeşit geçiştir. Şiirin ya da müziğin tutsak etmesi ya da büyülemesi budur.”
“Sanat belirli bir tip gerçeklik bilmez, bilgi ile karşıtlık içindedir. O bizzat karanlıklaştırma olayı, gecenin çöküşü, gölgelerin hücumudur. .., sanat ne vahiy(revelation) düzenine ne de vahyin tam tersi yönde hareket eden yaratılış düzenine aittir.”
“Hiçlikten endişe duymanın karşısında, olmak’tan duyulan dehşet; varlık İçin korkmak değil olmak’tan korkmak; bir şey olmayan bir şeye maruz kalmak, onun tarafından teslim alınmış olmak.”