Semih Doğan

Semih Doğan
@Semih_Dogan
Tarihin rutubeti
Zaten bildiğimiz tarihin havasındaki rutubete sebep de bu değil midir? Her bilgi kırıntısı, ardında zincirleme bir bilinmezlik ağı taşır ve bilemediklerimizin puslu dünyasında bildiklerimizi değil, seçebildiklerimizi tarihî gerçeklik gibi anlatırız.
Sayfa 85 - Sapiens Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·6649 syf.··
Beğendi
·
2019 19. kitabı
Osmanlı tarihine merak saldığım zamanlarımın hatırası olarak durur kitaplığımda. On yaşındayken tam bir yaz tatilinde on dört cildini de satır satır okuduğumu hatırlıyorum. İlk yedi cilt siyasî tarih, son yedisi medeniyet anlatısı. İlk cildinde Türkler gelmeden önce Anadolu ve Anadolu'ya gelmeden önce Türkler bahsi var. Koskoca bir tarihin derli toplu bir üslûpla anlatıldığı muazzam bir çabanın ürünü. Son cildinde yüzlerce sayfalık bibliyografyayı defalarca tavaf ettiğimi asla unutamam. 1703 yılına kadarki siyasî tarih çok teferruatlı, 1703-1839 arası hülasa edilmiş. 1965'ten bu yana Umumî Osmanlı tarihlerinin en iyisi. Uzunçarşılı'dan çok etkilenmiş olsa da çok daha sistematik. Bir devre tarihini sevdiren güzel insanın satırları. Pek çok hatası, pek çok eksiği var. Ama yine de çok kıymetli.
Büyük Türkiye Tarihi (14 Cilt)Yılmaz Öztuna · Ötüken Neşriyat · 197937 okunma
... ''Kim ki bu adam? " dedim. "Rüyası cihanı tutmuş bir ademoğlu, gezer ve yazar" dedi. "Neden gezer?" dedim. "Peygamber öyle emretti" dedi. "Neden yazar?" dedim. "Paşa gönlü öyle ister" dedi. "Adını bilmeyiz de nasıl hitap ederiz öyleyse?" dedim. "Ad dediğin nedir ki? Bir ana baba uydurması. Evlat beğenmezse ismini, alıverir zatından kalbinin istediğini" dedi. "Onun kalbinin istediği neymiş ki?" dedim. "Seyahatname adında bir eser düzmek için kendini paralar bir Evliya Çelebi'dir" dedi.
Sayfa 19
... Ben de, "Başka bir isteğiniz var mı?" diye soran papyonlu genç garsona bir Türk kahvesi sipariş veriyorum. Bütün dünyanın Türk kahvesi olarak bildiği ve burada Türk memleketinde kahve denince ilk akla gelen o olması lazım gelmesine rağmen neden Türk sıfatı taktığımıza o an hayret ediyorum.
Sayfa 36
Hazret-i Süleyman'ın meseller dünyasından taşan bir ahenkle cenneti yeryüzüne, ahreti dünyaya bağlayan Evliya'nın nezaketi, tıpkı kendi yazdıkları gibi tarihte kaldı. Cennete benzer başka yer bulunursa, bulunmazsa tartışması artık iki arşın toprak bulunursa hemen üzerine çimento dökerek cansız hale getirme çabasına dönüştü. Karın bulunması, insanlığın bulunmamasıyla birleşince kendini sultan sananların hoyratlığına terk edilen ölüm döşeğinde bir şehir ortaya çıkıyor. Tek bir farkla. Eskilerin Süleymanları abat ederdi, şimdinin sultanları berbat ediyor.
Sayfa 53