Bursa'da İki Zaman

·
Okunma
·
Beğeni
·
205
Gösterim
Adı:
Bursa'da İki Zaman
Baskı tarihi:
8 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
173
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050310436
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sapiens Yayınları
“Yine akşamlı bir akşam, neden orada olduğumu bilmediğim bir akşamdı. Ayın ışığı mıydı yoksa onun kâfir ortağı olan sokak lambaları mı ıslak sokakları aydınlatan, hatırlamıyorum. İçine daldığım sokak inadına ıssızdı. Hani cinlerin bile top oynamayı bırakıp çoktan uykuya çekildiği cinsten bir yalnızlık. Ruhumda bir dalgalanma hissettim; yerde bir titreşim. Bir hayaldi belki. Gündüz gözüyle görülen bir düş gibi sahiciydi. Bir adam yaklaştı varlıkla yokluk arasında bu sırada. Bir adam yaklaştı rüyayla gerçeğin tam ortasında…”​
Yelkeni motora yenilen gemiler, otopark olan saraylar, kimsenin zamanına aldırmadığı saat kuleleri…​
Cildi dağınık kitaplar, birbirini duymayan adamlar, aynı kaldırımı ayrı zamanlarda adımlayanlar…​
Bursa’da İki Zaman, yeri hatırlanmayan sayfaların, rüyalardan haber almaların, hatırı dört yüz yılı aşan bir kahvenin hikâyesi…
173 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
Okumaya başladığım andan itibaren kendimi zamansız bir maceranın içinde bulduğumu hissettim. Daha önce okuduğum hiçbir kitapta bir mekanı , bir olayı farklı zaman dilimlerinde görüp hissetme imkanı bulamamıştım. Okudukça bakış açımın genişlediğini, bastığım toprağın üzerinde “Acaba yüzyıllar öncesinde bu toprağa kimler ayak bastı , neler yaşandı , nasıl yapılar vardı ? “ gibi sorularla düşüncelere daldığımı hissettim. Aynı zamanda da yaşadığım şehirde , gördüğüm yerlerin bile ne kadar derin ve hayret verici hikayeleri olduğunu öğrendim ve çoğunlukla da şaşırdım. Ama hikayelere değil , bu şehirde doğmuş ve yaşıyor olan benim üzerinde bulunduğum bu toprakların hikayelerini öğrenmemiş oluşuma şaşırdım. İşte bundan dolayı da bu güzel kitabın yazarına teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunar , böyle yapıtların devamının gelmesini dilerim.
173 syf.
·Beğendi·10/10
Bursa'da İki Zaman, "zaman" kavramının kaygan zeminini, tüm zamanların aslında tek bir "an"da iç içe geçmiş boyutlar olduğunu hissettiren, boyutlar arasındaki perdenin inceliğine inandıran bir kitap. Zaman perdesinin inceldiği yerlerden birine denk gelebilmeyi ve ana karakterin yaşadığı gibi, tarihi gözlerimle görebilmeyi arzu ettim okurken. Ana karakter, Bursa'nın geçmiş zaman sokaklarında gezinirken, aslında her şehrin bir hikayesinin olduğunu düşündüm ve ana karakter gibi derin tarih bilgisine hayranlık duyarak, tüm şehirlerimizi gezme isteği uyandı içimde.
Yazarın, başka şehirlerde de zaman perdesini aralayarak bizi yolculuğa çıkarması beklentisindeyim.
Kitabı herkese tavsiye ederim.
173 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Burada doğduğum hâlde Bursa'yı bu kadar bilmememe üzüleyim mi bilemedim ama bilmemek değil öğrenmemek ayıp bu bilgileri 18imde öğrendiğim için bile kendimi özel hissediyorum. Bursa'da doğduğum için şanslı hissettiren,bu memleletin karış karış toprağını sevdiren ve niceleri için bu mükkemmel kitabın yazarına şükranlarımı sunarım.
173 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Günümüz edebiyatının gitgide bayağılaştığını düşündüğüm şu günlerde edebi değeri böylesine yüksek bir kitabı okumuş olmak umutlarımın tekrar yeşermesine sebep oldu diyebilirim.Kitap, yeterince sürükleyici bir hikayeye sahip olmasının yanı sıra aynı zamanda çok yüksek bir bilgi birikiminin ürünü olduğunu belli ediyor.Bana yediğim yemeklerden, yürüdüğüm yollardan, gezdiğim tarihi mekanlardan aslında bihaber olduğumu hissetiren yazara minnetlerimi sunuyorum.
... ''Kim ki bu adam? " dedim. "Rüyası cihanı tutmuş bir ademoğlu, gezer ve yazar" dedi. "Neden gezer?" dedim. "Peygamber öyle emretti" dedi. "Neden yazar?" dedim. "Paşa gönlü öyle ister" dedi. "Adını bilmeyiz de nasıl hitap ederiz öyleyse?" dedim. "Ad dediğin nedir ki? Bir ana baba uydurması. Evlat beğenmezse ismini, alıverir zatından kalbinin istediğini" dedi. "Onun kalbinin istediği neymiş ki?" dedim. "Seyahatname adında bir eser düzmek için kendini paralar bir Evliya Çelebi'dir" dedi.
"Ne 'var olan' ispat gerektirir, ne de 'yokluğuna inanılan'. Her insan anlatmak için yaşar. Anlatmaktan kasıt ise anlaşılmaktır. Doğru ya da yanlış ne fark eder."
Zaten bildiğimiz tarihin havasındaki rutubete sebep de bu değil midir? Her bilgi kırıntısı, ardında zincirleme bir bilinmezlik ağı taşır ve bilemediklerimizin puslu dünyasında bildiklerimizi değil, seçebildiklerimizi tarihî gerçeklik gibi anlatırız.
Semih Doğan
Sayfa 85 - Sapiens Yayınları
Hazret-i Süleyman'ın meseller dünyasından taşan bir ahenkle cenneti yeryüzüne, ahreti dünyaya bağlayan Evliya'nın nezaketi, tıpkı kendi yazdıkları gibi tarihte kaldı. Cennete benzer başka yer bulunursa, bulunmazsa tartışması artık iki arşın toprak bulunursa hemen üzerine çimento dökerek cansız hale getirme çabasına dönüştü. Karın bulunması, insanlığın bulunmamasıyla birleşince kendini sultan sananların hoyratlığına terk edilen ölüm döşeğinde bir şehir ortaya çıkıyor. Tek bir farkla. Eskilerin Süleymanları abat ederdi, şimdinin sultanları berbat ediyor.
... Ben de, "Başka bir isteğiniz var mı?" diye soran papyonlu genç garsona bir Türk kahvesi sipariş veriyorum. Bütün dünyanın Türk kahvesi olarak bildiği ve burada Türk memleketinde kahve denince ilk akla gelen o olması lazım gelmesine rağmen neden Türk sıfatı taktığımıza o an hayret ediyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bursa'da İki Zaman
Baskı tarihi:
8 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
173
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050310436
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sapiens Yayınları
“Yine akşamlı bir akşam, neden orada olduğumu bilmediğim bir akşamdı. Ayın ışığı mıydı yoksa onun kâfir ortağı olan sokak lambaları mı ıslak sokakları aydınlatan, hatırlamıyorum. İçine daldığım sokak inadına ıssızdı. Hani cinlerin bile top oynamayı bırakıp çoktan uykuya çekildiği cinsten bir yalnızlık. Ruhumda bir dalgalanma hissettim; yerde bir titreşim. Bir hayaldi belki. Gündüz gözüyle görülen bir düş gibi sahiciydi. Bir adam yaklaştı varlıkla yokluk arasında bu sırada. Bir adam yaklaştı rüyayla gerçeğin tam ortasında…”​
Yelkeni motora yenilen gemiler, otopark olan saraylar, kimsenin zamanına aldırmadığı saat kuleleri…​
Cildi dağınık kitaplar, birbirini duymayan adamlar, aynı kaldırımı ayrı zamanlarda adımlayanlar…​
Bursa’da İki Zaman, yeri hatırlanmayan sayfaların, rüyalardan haber almaların, hatırı dört yüz yılı aşan bir kahvenin hikâyesi…

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Can Kayabaş
  • Nihan
  • Gökçe Doğan
  • Ece Altınezer
  • Derya Duru
  • Semih Doğan
  • Özgür Şanlı
  • Rumeysa ŞEN
  • Alptuğ SÜLÜN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%80 (8)
9
%10 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%10 (1)