Bekarlar evlilerin, evliler çocuklu çiftlerin yerinde olmak ister. Ama çocuklu olanlar da aslında bekarlara özenir. Aynı sürekli dönen atlıkarınca gibi. En önde kimse yokken, herkesin önündekini kovalaması ne kadar da komik değil mi?
Bir felsefe öğretmeninin, İngilteredeki çeşitli hapishanelerde verdiği felsefe dersleri ve mahkumlarla yaşadığı deneyimleri anlatıyor. Özgürlükleri kısıtlanmış insanların felsefe aracılığıyla düşünme biçimlerini değiştirerek hayatla bağlantılarını güçlendirme çabaları gerçekten övgüye değer. Tesadüfen keşfettiğim bu kitaptan oldukça zevk aldım. Çok derin mesajlar içeriyor kesinlikle. Üstelik aynı zamanda kitabın kahramanı da olan yazarın, babası, abisi ve dayısı da eski bir hükümlü, yani aslında yazar kendine verilen "yaralı şifacı" rolünü başarılı bir biçimde yerine getiriyor.