Bir bir kırılır tutunduğum bütün dallar
Tükenmez çile, bitmez kederdir Ağustos
Bir gününde doğup, her gününde öldüğüm ay
Her yıl bana sapladığın bir hançerdir Ağustos
Önce o sefil yalnızlıktır çalan kapımı
O küskünlük, o kahır, o bezginlik
Kapkara bulutlar kümelenir içimde
Oysa bakarım her yer günlük, güneşlik
Bilirim, sütlimandır sizin kıyılarınız
Fırtınalar kopar benim denizlerimde
Gelir yastığıma çöreklenir uykusuzluk
Başlar puslu bir Ağustos sabahı gözlerimde
Beni bu vurdumduymaz karanlıklar kahretti
Bu çıldırtan yalnızlıklar
Bu ayrılıklar
Bu koyup koyup gitmelerin
Her sabah
Sefil bir güneş doğarken penceremden
Başlıyor içimde saltanatı gecelerin
Bembeyaz duvarlar dilsiz
Biter gibi değil bu kör geceler
Habire uzayıp duruyor yokluğun
Saksıda çiçekler ağlamaklı sensiz
Ne varsa içimde kırık
Ne varsa odamda darmadağın
Bir yerde var olmaktı seni sevmek
O hiçbir zaman anlamadığın
Bütün denizlerin aynı limana çıkması neden
Neden gökyüzünün bu sınırsız karamsarlığı
Yitirecek neyimiz var ki umutlarımızdan başka
Ve batacak başka bir gemimiz mi kaldı