Semra Çandır

Fabrika Ayarları
10/10
·160 syf.··
Beğendi
"... Acımasız bir tüketim çağının ortasındayız. Evlilikler de böyle tüketiliyor. Yemeklerin bile ismi fastfood olmuş yani hızlıca tüketiliyor. ... Tabi bu tüketim kültürünü beslemek için artık 3D filmler çekiliyor, sinemalar doluyor taşıyor. YouTube Netflix ti iletişim araçlarıydı derken kitap sanki bunların içinde biraz yalnız kaldı. Mütevazı, garip ..." gibi tespitleri ve "Kitabı değerli kılan şeyin ne olduğunu düşünüyorsunuz? Neden kitaptan vazgeçmemeliyiz ve neden kitabımız hep başucumuzda durmalı?" gibi cana dokunan soruları ile yavaşlamak ve yer yer duraksamak zorunda kaldığımız şu günlerde kitap olsun dostumuz, okumak olsun öğrenmek bilmek olsun fenerimiz... Fabrika ayarlarıma döndüren sohbetinize sağlık... Hayati İnanç Bekir Develi
İnsan ve Toplum
Fabrika AyarıHayati İnanç · Profil Yayıncılık · 20229,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Susuzluğumuz
Puan vermedi
Haftasonu izlediğim bir dizide arkadaşına destek için şu sözleri sarf ediyordu bir karakter: "Daima limonata standının arkasında olmanın şöyle bir yanı var: kendinin de susadığını unutabiliyorsun. Başkasının da sana içecek birşey koyabileceğini unutuyorsun." Kottler'e göre bazen erken dönem kayıpları, bazen bakım veren rolü ile geçen bir çocukluk döneminin ardından doğal bir tercih olarak bu role bürünmek, bazen daha fazla güç ve kontrol sahibi olma isteği, bazense 'doyurulmamış narsist tanınma ve onaylanma ihtiyacı', bizi insanlara yardım edebileceğimiz ve dünyayı kurtaracağımız yanılgısına düşürür. Bu da bizi standın ardından sürekli limonata sunan biri (susuzluğa birebir bir psikolog) haline getirebilir. Sebep her ne olursa olsun, bu bizlerin de susadığı gerçeğini değiştirmez. Bazen talep ettiğimiz bazen bildiğimiz bazen beklemediğimiz elden gelen bazense reddetmek istediğimiz o suya ihtiyacımız olabilir. Gündem bu halde iken Kottler'in "Terapist Olmak Üzerine" kitabının su niyetine birçoğumuzun susuzluğuna iyi geleceğini düşünüyorum. Su gibi aziz olalım. #terapistolmaküzerine #jeffreykottler
İnsan ve Duygular
Terapist Olmak ÜzerineJeffrey A. Kottler · Pegasus Yayınları · 2017252 okunma
Değişmem demeyin, değişim bir nefes uzakta !
Puan vermedi
Genç Werther’in Acıları, Goethe tarafından 1774 yılında tam iki haftada yazılmış ve yazıldığı gibi kısa sürede büyük kitleler tarafından rağbet görmüş bir kitaptır. Bu kitabı birçoklarından farklı kılan ise okuyucularının kendilerini kitaptaki ana karakter olan Werther ile özdeşleştirmiş olmalarıdır. Başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde birçok genç erkek kitaptaki karakterden etkilenmiş ve hatta ortalığı mavi ceket ve sarı pantolon giyen gençler sarmıştır. Ancak bunlardan yaklaşık 270'i sarı pantolon ve lacivert ceketleri içerisinde, tıpkı kitaptaki ana karakter gibi beylik tabancaları ile intihar etmiş ve onun gibi çektikleri ızdıraba son vermişlerdir. ___________ Her anın bir değişim olduğu ve o anın bir parçası olarak bizlerin de bu kaçınılmaz değişimin içerisinde değiştiğimiz gerçeği var iken değişmeyecek, etkilenmeyecek olduğunu düşünmek, doğrularının kalıcı olduğuna inanmak, bu doğrultuda kendinden emin olmak sanırım hayalden öteye geçemiyor. Tenimize değen bir rüzgardan sonra dahi artık o eski biz değil, hiçbir şey eskisi gibi değil iken nasıl olur da okuduğumuz bir kaç kelime, iki cümle, bir satırın karşısında aynı kalabileceğimize inanabiliriz ki? Şayet inanıyor isek bu değişime bir direnç değişmeye karşı bir savunma olur ki bu yolun sonu terapi odasına çıkar
İnsan ve Toplum
Genç Werther’in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Cumhuriyet Yayınları · 1999149,9bin okunma
BÜYÜ(LÜ) DÜKKAN'DA
Puan vermedi
Büyü Dükkanı'ndayım yine ve yeniden. 'Hayatta istenilebilecek her şeyin var olduğu, müşterilerine her şeyin vaat edildiği ve onların en çok istedikleri şeyi almadan ayrılmadığı, mucizevi alışverişlerin gerçekleştiği bu büyülü mekânda,,,' Kimimizin geçmiş yıllarını geri almak, kimimizin büyük bir aşk yaşamak, kimimizin de korkularından kurtulmak için burada olduğunu ve bu sebepten isteklerimize biçilen bedeli ödemeye de çoktan hazır olduğumuzu söylüyor Dr.Psk. Yeşim Türköz 'Ancak Büyü Dükkanı'nda alışverişler kolay değildir. Çünkü usta satıcının bir kuralı vardır: Müşterisini dükkandan alabileceği en iyi şeyle göndermek,,,' Dolayısıyla önce şu soruya hazırlıklı olmak ve de cevap bulmak gerektiğini hatırlatıyor bize yazar: "Hayatta en çok istediğimiz şey, hayattan alabileceğimiz en iyi şey midir?" Öte yandan bu defa Büyü Dükkanı'na yaptığımız bu ikinci ziyaretin, zor olmanın yanında ilkinden daha farklı olacağını da belirtiyor yazar. 'Çünkü bu defa Büyü Dükkanı'nın bizi içinde ağırlayacağını yani alışveriş biter bitmez mekandan hemen ayrılmayacağımızı söylüyor.' Yazarın deyimi ile eski bir diyara yeni bu ziyarette huzur dolu alışverişler, bol kazançlar olsun bize #büyüdükkanı #büyüdükkanındaikiçınar
İnsan ve Duygular
Büyü Dükkânı'nda İki ÇınarYeşim Türköz · Epsilon Yayınları · 2017641 okunma
8/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2022 45. kitabı
·
92 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2022 16:48
Ebeveynlere el feneri niteliğinde bir kitap... Hemen hemen her yazı, her yazının hemen hemen her cümlesi oldukça uyarıcı nitelikte, Alev Oğuz Kutlu'nun şu ayrımı ise yaşamsal bir darbe gibi: "Ebeveynler ne ister? Çocuk büyütmek. Uzmanlar ne ister? Çocuk yetiştirmek. Çocuk büyütmek için boyuyla posuyla, yediği içtiğiyle, hasta olması derdiyle ilgilenmek gerekirken yetiştirmek için ise çocuğun zihinsel, sosyal ve duygusal açılardan olgunlaşması için uygun donanımı sağlamak söz konusudur." Bu doğrultuda Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik yaklaşımının özü tam da bu: çocuk yetiştirmek. Dolayısıyla burada altı çizilen ne ebeveynlik ne iyi olmak, iyi ebeveynlik de değil. Altı çizilen sürdürülebilir/devamlılığı olan bir rol... Kitabı okurken bu satırlar geçerken zihnimden, peşi sıra aklıma şu soru düştü: 'Diger tüm ilişkiler ve o ilişkilere dair roller için de aslolan bu (sürdürülebilir olması) değil de ne ki?' Örneğin; eş olmak mı, iyi eş olmak mı aslolan yoksa sürdürülebilir iyi bir eşlik mi? Ya da arkadaşlık mı beklenen, iyi bir arkadaşlık mı yoksa sürdürülebilir iyi bir arkadaşlık mı? Veyahut kardeşlik mi istenen, iyi bir kardeşlik mi yoksa sürdürülebilir iyi bir kardeşlik mi? Hal böyle olunca kitapta yer alan böylesi kıymetli sözler beni onların altını çizmek ve üstlerine notlar düşmek bir kenara, ebeveynlik dışı farklı ilişkilere dair de bambaşka uyanışlara sevk etti. Ebeveynlere söylüyoruz da siz diğerleri de anlayın! İlişki kurmak ve bir ilişkide bir rol üstlenmek ya da iyi bir ilişkide iyi bir rol almak değil, sürdürülebilir iyi bir ilişki ve devamlılığı olan bir rol yaşamsal olan... #sürdürülebiliriyiebeveynlik #sürdürülebilirlik
İnsan ve Duygular
Sürdürülebilir İyi EbeveynlikGülüş Türkmen · Yeni İnsan Yayınları · 201932 okunma